film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mart 2020 Pazartesi

YAŞASIN İNTERNET 2



Bir dünya hayal ediyorum, sınırları olmayan... herkesin paylaşım içerisinde ve sevgi ile yaşadığı. Çok mu ütopik? 

John Lennon' da göremedi, Louis Armstrong' da, Martin Luther King' de... 
Ben de göremeyeceğim ama hala "bir gün" bunun gerçekleşeceğine dair umudum var.
Umutsuz yaşanmıyor. 

Aşağıda yine birbirinden ilginç filmler var. En altta ise bugünlere atfettiğim film. 

İyi Seyirler.



Kaakkaa Muttai – Karga Yumurtası

Karga Yumurtası
Yönetmen: M. Manikandan
Tür: Drama
IMDB Puanı: 8.4



Raise the Red Lantern – Kırmızı Fenerler 

Kırmızı Fenerler
Yönetmen:  Yimou Zhang
Tür: Drama/Romantik/Tarihi
IMDB Puanı: 8.1



To Live – Yaşamak

Yaşamak
Yönetmen: Yimou Zhang
Tür: Drama/Savaş
IMDB Puanı: 8.3

Madame


Madam
Yönetmen: Amanda Sthers
Tür: Dram/Komedi/Romantik
IMDB Puanı: 6.1


Even the Rain


Yağmuru Bile
Yönetmen:  Icíar Bollaín
Tür: Dram/Tarihi
IMDB Puanı: 7.4


Love in the Time of Cholera


 Kolera Günlerinde Aşk
Yönetmen:  Mike Newell
Tür: Dram/Romantik
IMDB Puanı: 6.4






{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-





not: kullanılan görseller buradan alıntıdır.






17 Mart 2020 Salı

💻 YAŞASIN İNTERNET !




Evdeyiz malum. Virüsün hayatlarımızı sekteye uğrattığı günlerde, aldığım bir haber beni virüsten daha fazla sarstı. Aklımdan, ruhumdan, kulaklarımın duyduğundan kaçmam gerekiyordu. Öyle de yaptım. Aşağıda sıraladığım filmler seyrettiklerim arasından seçmeler. Belki izlemek isteyeniniz olur diye yayınladım.

Palmeras en la nieve
Kardaki Palmiyeler 
Yönetmen: Fernando González Molina
Tür: Dram/Romantik
IMDB Puanı: 7.4


Never Look Away

Asla Gözlerini Kaçırma
Yönetmen: Florian Henckel von Donnersmarck
Tür : Dram/Gerilim/Romantik/Tarihi
IMDB Puanı: 7.7



Beginners

Yeni Başlangıçlar
Yönetmen :  Mike Mills
Tür: Dram/Komedi/Romantik
IMDB Puanı: 7.2



Zimna wojna

 Soğuk Savaş
Yönetmen: Pawel Pawlikowski
Tür: Dram/Müzik/Romantik
IMDB Puanı: 7.6


 
Bombshell

 Skandal
Yönetmen:  Jay Roach
Tür: Biyografi/Dram
IMDB Puanı: 6.8


Hateship Loveship


Aşk ve Nefret
Yönetmen: Liza Johnson
Tür: Dram/Romantik
IMDB Puanı: 6.1





{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not:görseller yandexten alıntıdır.






23 Eylül 2018 Pazar

"Ben küçük bir şiirim" 💭





Bir pazar daha geçip gitmekte. Muharrem ayı olduğundan aşure pişirme ve dağıtma eylemleri var köy içinde. İki tabak aşure yediğimden olsa gerek, üstümdeki ağırlıkla ve neredeyse temmuz sıcağı yaşadığımız bu gün, evde bir film seyretmek kaçınılmaz oldu. (Words and Pictures)

Daha önce seyrettiğim bir filmdi ama etkisi bu seyredişimde daha fazla oldu. Size de olur mu bazen, okuduğunuz kitap ve filmden herhangi bir etki kalmayıp, tekrar okuyup-izlediğinizde hem hatırlarsınız o eseri, hem de bu kadar etkili bir şeyin nasıl olup da hafıza da yerini bulmadığına şaşarsınız. İşte aynen öyle oldu bende.

Film içinde geçen bir şiire, şarkı bestelenmiş. Ben enstrümantal halini çok sevdim ancak youtube' da yukardaki şarkı halini bulabildim. Belki spotify' dan dinlemek isteyen olur diye şarkının enstrümantal linkini buraya(tık) bırakıyorum.

Bu hafta elişlerine toptan giriş yaptım diyebilirim. Blog arkadaşlarımın motif etkinliklerine imrenerek bakardım ve sonunda çoooook acemice bir tane yapabildim nihayet :)




Mandala yapmayı öğrendiğimden beri sürekli geliştirmeye çalışıyorum yaptığım çalışmaları. Bu konuda youtube' dan yardım alıyorum. Çok zevkli ve dinlendirici, tavsiye ederim.



Ve bir de iğne oya işine giriştim. Minik bir yerinde yırtık olan giysilerinizi atmaya kıyamıyorsanız hemen üstüne iğne ve iplikle desen yaratmaya çalışın. Sonuç oldukça tatmin edici oluyor. Benden söylemesi. :)



Yaşamınızda, her gününüzü küçük birer şiir gibi hissedeceğiniz anlarla dolu olması temennisiyle 🌹


{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-





not: fotoğraflar ​M©MENT©S​ aittir.​






30 Ağustos 2018 Perşembe

Film önerileri 🎥










{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-



not: kullanılan görseller Google'dan alıntıdır.


20 Nisan 2018 Cuma

🍿 Sinema zamanı 📽️






Bu hafta izlediklerimi usulca şuraya bırakıyorum. 
İyi haftasonları 🙂








 












{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-


12 Eylül 2017 Salı

32 derece




Hala yazdayız. Eylül ama sıcak dorukta. Yaz; disiplini elden bırakmış bir öğrenci gibi hissettiğim mevsimdir. Yeme-içme, uyku, gezme vs alışkanlıklarının bozulduğu ama bir o kadar da düzeltmek için uğraşılmadığı bir zaman dilimi.

Bu zaman dilimine, biriktirme mevsimi diyorum. Geçenlerde internette bulduğum bir filmi izledim. 2017 Amerika-Kanada yapımı, Rememory.






Rememory, hatıraları seçip tekrar izlemenizi sağlayan devrimsel bir cihaz geliştiren ünlü bilim adamının esrarengiz ölümünü ve bu ölüm sonrasında yaşanan olayları anlatıyor. Bilim kurgu-dram türdeki filmde tanıdık bir yüz olarak Peter Dinklage ve Julia Ormond' u izlemek güzeldi. 

"Anılarımızın özetiyiz."

"Taşıdığımız en güçlü hatıralar, sevgi içeren anlardır."


*******

Severek izlediğim bazı bloglar artık yazmıyor, kimisi ise tamamen vazgeçiyor. Sonbaharın yaprak dökümünü anımsatıyor bu durum. Yerine yenileri geliyor elbet ama yine de blogdaş birilerinin eksilmesi, damağımda bir tadın eksilmesi gibi oluyor.

Yayın hayatına yeni başlamış bir blog keşfettim, az ve öz yayınları, araya katıştırdığı müzikleri var. Keyif aldım izlerken, okurken ancak bunu ona iletebileceğim ne bir yorum bölümü, ne de ulaşılacak bir mail adresi var. En iyisi burdan yazmak dedim :) 

merak ettiyseniz adresi aşağıda;

http://gabuzzicafe.blogspot.com.tr

Bazı izleyenleri ben de takip etmek istiyorum ancak onların sayfasını bulamıyorum. Bari onları da burdan yazayım da belki okur ve kendi bloglarını takip ederek, onları bulmama yardımcı olurlar. 

Moka, Tuğba Küçük, Arif Öztürk, Murat Cenk, Burcu C, Volchitsa.


İşte böyle...






{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-



not: Kullanılan görsel, Google' dan alıntıdır.




25 Ağustos 2017 Cuma

Bir film / Electricity ⚡




 Bu filmi bir kaç saat önce seyrettim ve yayınlamak için beklemek istemedim. İngiltere yapımı bir Bryn Higgins filmi.

Başrol oyuncusu Agyness Deyn mükemmel bir performans sergilemiş. Epilepsi hastası genç bir kadının, uzun süredir kayıp olan kardeşini ararken geçirdiği ağır sanrılı zamanlarını, hastalığına bakış açısını, onun gözünden izlemek olağanüstü etkileyiciydi.

En azından bir kere bile olsa, hepimizin bir epilepsi hastasıyla yaşamımızın bir yerinde yolu kesişmiştir. Onları yerde çırpınırken seyretmek, eminim ki hepimizin kalbini acıtmış ve çaresizliği yaşamışızdır.

Bu sefer yaşayan kişinin kriz yaklaşırken hissettikleri, kriz anı, normal yaşamında kaç adet ilaç alması gerektiği, her ilaç değişiminde vücudunda ne gibi değişimler olduğu, hezeyanları vs. gibi hassas noktaları göreceğiz. Filmin bir sahnesinde kriz anı yaklaşırken, aklından geçen cümle şöyleydi: 

"Nöbetin gelmesini, ruhumun kendini benden söküp atmasını ve beni yürüyemediğim ama uçabildiğim o ana geri yollamasını beklemek."

Bu cümleyi filmi izlediğinizde daha iyi anlayacaksınız. Seyretmenizi öneririm.












{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-



not: fotoğraf Google görsellerden, fragman Youtube' dan alıntıdır.​


3 Temmuz 2017 Pazartesi

sıcak !




* * * * * * * * *


Malumunuz üzere çıldırtan sıcak günlerdeyiz. Ülkede ormanlar yanıyor, biz yanıyoruz. Ve şüphesiz ki, önümüzdeki yıllar daha beter yanacağız. Çünkü artık nefes almamızı sağlayan güzelim yeşil dallarıyla, çiçekleri meyveleriyle ağaçlar birer birer yok oluyor. Kimbilir belki de doğanın yok oluşuna bu kadar üzülmemiz yersiz, insan nesli gelecekte başkalaşıma girecek ve tasarım harikası olarak yeni dünya düzenine ayak uyduracak. Ne yeşile, ne maviye, ne de suya ihtiyacı kalmayacak(!). 

Öyle ya, bu kadar duyarsız, umarsız, vurdum duymaz oluyorsa dünya ülkeleri, elbet bildikleri birşeyler var diye düşünmeden alamıyorum kendimi.

Sanırım sıcaklar ve arka arkaya seyrettiğim filmler beni etkiledi. Madem evdeyim, bir yere çıkamıyorum sabah akşam dışarda üfleyip duran fön makinesinden dolayı, o zaman geçip bilgisayarın karşısına film izleyeyim dedim. Son bir haftadır seyrettiğim filmlerden beni en etkileyenleri alta sıralıyorum. 



The Night My Mother Killed My Father / La noche que mi madre mató a mi padre (2016)


Yönetmeni İnes Paris. İmdb notu 6.2 Sıcaklarda seyredilebilir bir komedi filmi.



Extremis /  (2016)

Yönetmen Dan Krauss, imdb puanı 7.3 Bir belgesel, bence herkesin seyretmesi gerekir. Sağlıklıyken bazı kararları vermek, ağır hasta olduğumuzda sevenlerimizi taşıyamacağı yüklerden kurtarmamıza yardımcı oluyor. 24 dakika gibi kısa bir sürede izleyebilirsiniz.


Siete años / 7 años (2016)

Yönetmen Roger Gual, imdb notu 6.9  Dört iş ortağının beraber yaptıkları bir hata sonucu birisi hapse girecektir. Karar alınırken acımasızlıkları, bencillik ve ikiyüzlülükleri ile başbaşa kalırlar.


Consumed /  (2015)

Yönetmen Daryl Wein, imdb puanı 5.4  İyi ki puanı kaale almadan izlemişim dediğim bir filmdi. Zira yazının başında dünya düzeni ile ilgili yazdığım satırlardan, ülkelerden ve insanlıktan payını alıyor. Dünya devlerinin laboratuvar ortamlarında ürettiği ve çiftçilere almaları için dayatma yaptığı tohumlardan sonra insanlarda başgösteren hastalıklar. Tek başına ayakta direnip durmaya çalışan bir avuç insan da çeşitli dalaverelerle bu pislik dolu havuza çekilmeye çalışılıyor. 


İyi seyirler,




{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: Kullanılan afişler Google' dan alıntıdır.


4 Ocak 2017 Çarşamba

paralel evren




Kuantum fiziği, olasılık, paralel evrenler gibi konulara ilginiz varsa, bu film mutlaka izlenecekler arasında bana göre.

İnsan denen varlık, ilginç bir muamma. Dün akşam televizyonda izlediğim film bunu tekrar düşündürdü. Güzel bir yemekle başlayan toplantı, gün içindeki gizemleriyle ve insanların içlerinde biriktirdikleriyle garip bir mecraya yol alırken, "insan" korkularının, olaylara bakışını nasıl daraltılmış bir alana yöneltebileceğini, sonucunda o korkudan beslenen vahşiliğin insanın kendisini yok etmeye kadar işi vardıracağını izlemek oldukça ilginçti. Nasıl olurdu bir başka "ben" ile karşılaşmak bilmiyorum ama karşıma alır sohbet ederdim gibi hissediyorum :) Ya siz?


Filmin türkçe dublajlı versiyonunu buraya tıklayarak izleyebilirsiniz. Orijinal versiyonları için internette araştırma yapmanız gerek.


Filmin özeti:

Bir grup arkadaş akşam yemeği yemek için bir araya gelir. Yemeğin keyifli olacağı açıktır, çünkü o gece bir kuyruklu yıldız dünyanın epey yakınından geçecektir. Ancak bu olağan durum, geceye olağanüstü bir yön de verecektir. Yemek sırasında elektrik kesilir. Bu aksiliğin üzerine çevrelerine baktıklarında, gizemli bir evde ışıkların hala yandığını fark ederler. Bu fark edişleri tanık olacakları enteresan olayların da habercisidir. başlarının üzerinde süzülen insanları gördüklerinde dünyayı algılayış şekilleri, gerçekle hayal birbirine karışacaktır. Ve bu durum, ilişkilerinde bazı kırılmaları da beraberinde getirecektir.





{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-










not: Yazıda kullanılan bilgi ve videoalar youtube ve beyazperde.com' dan alıntıdır.






2 Mart 2015 Pazartesi

Imagine - Cafe de Electrico



 
(Müziği dinlemek için yukardaki videoyu tıklayın)

 
(Film fragmanı için videoyu tıklayın)






Filmin her sahnesi ayrı bir lezzet ve heyecan geçiriyor izleyene. Bugüne kadar alıştığımız görmez insan figürünü yerle yeksan ediyor. 32. istanbul Film Festivali' nde gösterime giren filmi kaç kişi seyretmiştir bilmiyorum ama görmezlik duygusunu algılamak ve Lizbon' un küçük sevimli sokaklarında onlarla gezinmek için seyretmenizi tavsiye ederim.





{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-



1 Mart 2015 Pazar

sadece bir iç çekiş


 



Filmin son sahneleri..

Sana şimdi sorsam..
Ne?
Benimle gelir misin diye sorsam?!


(uzun bir sessizlik olur.. kadın adamın kolundaki saate bakar)
Adam, kadına gülümseyerek; 

Balkabağına mı dönüşeceksin?
Gerçekten gitmek zorundayım.. Gerçekten gitmek zorundayım..

İstasyona varırlar..

Bu gece oynayacağına inanamıyorum.. çok garip senin yerine ben geriliyorum.
Gerilme herkes rol yapar. Öğrencilerinin karşısında ben senin kadar rol yapamam mesela. Sen de benim kadar sahne korkusunun ne olduğunu bilirsin. 
Repliklerini biliyor musun?
Benim bildiğim bir tek onlar var. 
Seni geciktirmek istemem.
Daha altı dakikam var.



Yine uzun bakışmalar ve sessizlikten sonra...

Başka bir hayatta daha iyisini yapacağız. Bizi koruyan başka tanrıların gözetiminde.
Bu hayat uzun öyle değil mi? Ne dersin?

Adam başıyla evet der.

Uzun uzun öpüşürler ve kadın trene doğru koşar.







{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




Not: Just a Sigh filminden kareler google görsellerden alıntıdır.




10 Nisan 2014 Perşembe

bir aşk - bir film - iki hayat









"Bize ne olacak?"

(sessizlik)

"Bu soruyu bir daha sormayacağım. O yüzden şimdi cevap istiyorum!"

"Beni bırakıyor musun?"

(sessizlik)

 ****
"Birarada olsaydık nasıl olurdu hiç düşündün mü? "

"Mutlu olurduk sanırım..."

"Birlikteyken ne kadar eğlendiğimizi, anlaşabildiğimizi, eksiklerimizi bilip böyle kabullendiğimizi görmemek imkansız. Bizim ne kadar şanslı olduğumuzu farketmediğini düşünüyorum."

"Mutlu değil misin?"

"Pek değilim."






{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-