22 Şubat 2018 Perşembe

BLOG MOMENT💗S








Bundan 10 sene önce başladı MOMENTOS macerası. Aslında öncesi de var ama blogspot' u başlangıç referansı olarak kabul ediyorum.

Yazmak, çoğu kişide olduğu gibi, benim için de vazgeçilmez bir olgu. Bazı kişiler her ne kadar "Yazmak zaten zirve olmadıktan sonra bomboştur." dese de, yazmanın herhangi bir zirveyle ölçülecek bir şey olmadığı inancını koruyorum. 

Yazmasaydım delirir miydim iddiasında değilim elbet ancak hamurumun yazma eylemi ile mutlaka bir ilintisi var orası kesin. Bir çırpıda söylediğimiz 10 senede, ne kadar çok şey oldu, ne kadar çok sevindik, üzüldük, heyecanlandık, korktuk, sinirlendik, hüzünlendik.
Ama biraradaydık. Bir yayın olduğunda birlikte ses verdik, sesler bazen görüntüye dönüştü, sevgi olup çoğaldı aramızda. 

Daha çok uzun yıllar klavyemi kendimce kullanıp, yayında olmayı amaçlıyorum.
Bunca zamandır yorumlarıyla, sevgileriyle takipte olan bloggerlara, dostlara teşekkürlerimle. 💝











{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: gif buradan alıntıdır.




21 Şubat 2018 Çarşamba

Cemre havaya düşünce 🌈






 Havaya düştü cemre

 Yüzler güldü yeşilliği görünce

Çiçekler hazırolda

Kimi tomurcuklarsa yolda

Gül, bekler bülbülünü

Gala, hüzünle hatırlar dünü.






{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-



not: fotoğraflar ​M©MENT©S​ aittir.​



14 Şubat 2018 Çarşamba

elma ve kurtçuk












Bir oda, odanın içinde bir yatak ve uyuması için çocuğa kitap okuyan annesini görmekteyiz.

".......birden elma ağaçtan yere düşmüş."

"Yani kendini yere mi atmış?"

"Olabilir.. belki de artık kendini taşıyamıyordu"

"Bence ağaç ona kızmış ve onu yere atmıştır."

"Hıımm, bak bu da olabilir. Peki sence neden kızgındır ağaç ona?"

"Ağaçtan habersiz bir misafir almıştır içeri, ondan."

"Aaa, misafir mi? Kimmiş o?"

"Minik bir kurt."

"Ooo bak sen.. yani bile bile mi almış içeri?"

"Evet."

"Ama daha önce ağaç onu uyardıysa bunun için, neden ısrarla alıyor? Korkmuyor mu?"

"Korkuyor tabii ama o minik kurtçuk evden kaçmış. Babası, sözünü dinlemiyor diye ona kızmış. Elma da onu misafir etmiş işte"

"Ah yazık şimdi ikisi de dışarda kaldı..."

"Yooo.. dışarda değiller."

"Peki nerdeler?"

Çocuk karnını göstererek, "Ben onları buraya davet ettim" dedi gülerek.







{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: gif google görsellerden alıntıdır.
       (*) tekrar yayındır.
   


12 Şubat 2018 Pazartesi

Sonbahara Balad








               Görünen kıyılardan da uzak,
               bir yer var içimde...
               Tüm geceler tuzak,
               yolculuklarım hiç bitmiyor..

               Bahar, sonunu yaşıyor 
               göz hizamda bir yerlerde.
               Solgun kızıllarda dans ediyor,
               güneşten hüzmeler.

               Kış gelmiş sokakta,
               cengaver bir kelebek.

               Kimbilir ömrü yeterse
               Yeni baharlar bekleyecek...



               Momentos (S.Ö.)











{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: gif buradan alıntıdır.



10 Şubat 2018 Cumartesi

Lodos, gece, film ve şiir





Bu gece lodosun başağartıcı etkisi kendisini göstermeye başladığında, bir film seyretmem ve onun içinde kaybolmam gerektiğini hissettim. Ve daha önce bir çok blogta  tanıtımını gördüğüm filmi internette aramaya başladım. 

"Three Billboards Outside Ebbing, Missouri" 





Oyuncularına göz attığımda, kadronun çok iyi olduğunu gördüm. Puanı 7.8  Çok ödüllü bir film ama tüm bunların dışında bence konusu ve filmin gidişatını, çekimleri sevdim ben. Filmin sonunu seyirciye bırakması bile hoş bir detay, ben istediğim gibi bitirdim filmi kafamda :) Konusunu anlatmayayım belki bilmeden izlemek isteyenler olabilir. İzlemeniz tavsiye olunur. Evet film bitti ve başımdaki ağrıma efektinden eser kalmadı.

Sonrasında elime bir şiir kitabı geçti. Uzun zamandır elime almadığım bir şiir kitabı. 




Güven Turan' ın 1990 basımı "Sevda Yorumları" isimli kitabındaki şiirlere göz gezdirdim. Bir tane şiir seçip, geceye bırakıyorum sesizce...


Sevgi Eğitimi

"Ne insan herşeyini, 
Terk etmeyi göze alacak
Bir sevgili bulabiliyor," diyor
Gülerek,
"Ne de artık trenler var,
Altına kendini atacak...
Belki trenler olmadığı için
Sevgili de bulamıyor insan..."
Dinliyorum telefonda
Arkada bir sürü başka
Ses içinde
Belli belirsiz kendisi olan 
Sesi...
"Mektup yazmayıp
Telefon ettiği için olacak,"
Diyorum ben de,
"Kimse gerçekten aşık olup
Olmadığını da bilmiyor
Belki de..."




şiirin notu: Artık ne mektup, ne telefon kullanılmakta... varsa yoksa whatsup ve diğer sosyal medyada yaşanıyor günlük aşklar..




{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: ilk foto Google görselden,
       ikincisi ​M©MENT©S​ arşivindendir.​



9 Şubat 2018 Cuma

Küçük bir mim daha



İlgili resim





Sevgili Her Telden Şef' in katıldığı bir mimde, beni de etiketlemesiyle yeni bir mim dalgası oluştu  😊 (Sevgili Şef' in yaptığı mim' e buradan ulaşabilirsiniz.)


Aşağıda soruları ile birlikte cevapları bırakıyorum.


👀 Dünyayı değiştirecek 3 küçük adım?

Dinlemek, izlemek, empati.


👀 Dünyanın daha fazlasına ihtiyacı olduğu şey?


Çevreyi koruyan, suyu gereksiz yere tüketmeyen, havayı kirletmeyen, gözünü hırs bürümemiş, sevgi dolu iyi insanlara ihtiyacı var !


👀 Okuduğunuz son kitap?

Masallarla Yola Çık / Judith Malika Lİberman




👀 İzlediğiniz son film?

Cebimdeki Yabancı / Yönt. Serra Yılmaz

cebimdeki yabancı ile ilgili görsel sonucu


👀 Değişmenizi sağlayan bir hatanız?

Düşünüyorum ama çok net hatırladığım bir şey yok. Sadece çok keskin kurallarım olduğunu ve bunlarla yaşamanın ve etrafımı da dahil etmenin zorlayıcı etkilerinden dolayı, bir kaç eğitim ve kitapla kendimi aşmaya başladığımı, irdelediğimi ve törpülediğimi söyleyebilirim. (Yakın çevremdekiler geri bildirimde bulundular gelişmeyle ilgili)


👀 Sözcükleriniz eylemlerinizle eşit midir?

Bu konuda hiç taviz vermem ne kendime, ne de kimseye. Çelişirsem bir gün mutlaka kendimi inzivaya çeker neler olduğunu sorgularım. 


👀 Gurur duyduğunuz bir başarınız?

Bir sene otistik çocuklarla çalışıp, kendi sınıfımdaki iki çocukta bir fark yaratmış olmak. 


👀 Hayattaki öncelikleriniz nelerdir?

Sağlığım, huzurum. Kişi, kendisini güçlü tutarsa, zaten çevresine de yardım edebilir diye düşünüyorum. 


 👀 Kendinizde beğendiğiniz 5 özellik?

Dakik biriyim. Verdiğim sözü mutlaka yerine getiririm. ÇOK ama ÇOK iyi bir dinleyiciyim. Bazen sohbetlerde karşımdakine ayna görevi görürüm. (eh bir tane de eksik kalsın :))


👀 Geçen haftanın en güzel olayı nedir?

Çok üzgün zamanımda İstanbul' dan çok sevdiğim dostum geldi. 🙏


Mim burada bitti, yapmak isteyenleri mimlemiş olayım ben de.





{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: görsel buradan alıntıdır.​




7 Şubat 2018 Çarşamba

Kalbi kırık bir kadın (*)











"Bu dünyadan kalp kırıklığıyla gideceksin."




Çok üzgündü. İçi kırıklarla doluydu. Vücudunun onu ağır bir hastalıkla sınamasından sonra, bir de onca yıllık ilişkisinin silkelenmesi ona ağır gelmişti. 

Herşeyin "ilk" i ne kadar farklıydı bazı insanlar için. "İlk", başladığında kişi mutludur, heyecanlıdır. Bu mutluluk yüzüne aydınlık bir gülümseme olarak yansır. Herhangi bir olumsuzluk bile değiştirmez duruşunu. Ama zaman ilerleyip "ilk" safhasını geçince tüketim başlar, duygular erozyona uğrar, çabalar azalır, ağızdan gül dalı gibi çıkan kelimeler, yerini kurşun ağırlığındaki atışlara bırakır.

O ise, tutunduğu "ilk" e, hayatı devam ederken ve günler ilerlerken de aynı derecede bağlıydı. Değişen bir şey yoktu. Aynı heyecanı, sevgiyi, özlemi, merakı, ilgiyi içinde saklı tutuyordu. Tüm duygularını "ilk" günkü gibi içinde taşıyordu. Hisleri sıcaklığını yitirmemişti, artık hiç bir şeyi beraber yapmamalarına rağmen. Sağlık durumunun eve ve ilişkiye yansımasını, yüzünden okuyabiliyordu. Herşeye rağmen yine de onu yanında istiyordu. 

Çünkü ondan güç alıyordu. 
Çünkü ona sevgisi bitmemişti. 
Çünkü sadece kendi sevgisiyle bile bu ilişkiyi ayakta tutabileceğine inancı vardı. 
Çünkü o giderse, yaşamı da bitecekti.

Ama o gitti. Üstelik en gösterişli törenlerle gitti. Ona bir ceza verir gibi her hareketini, mutlaka onun da göreceğini bile bile, göstere göstere ilan etti. Maddesel acıdan çok, manevi acı içini matkap gibi  oydu. Aklından geçen en kötü şeyleri sıraladı, yapmak istedi. Ama kendisi onu nasıl seviyorsa, onun da diğerini öyle sevdiğini gördü ve durdu. 

Bu yaşamda, ömrünün böyle bir deneyimle sonlanacağını anladı. Sevdiğine kalbi kırık olsa da, onu tanıdığı, sevdiği için şükretti ve nihayet onu almaya gelen yol gösterici meleklere kendini teslim etti.


......


.......
Demiştim sana hatırlarsan:
"Önemli olan zamana bırakmak değil,zamanla bırakmamaktır."
Şimdi bana, geçen o zamanın
Unutulmaz sancısı kalır.

Gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim? 

Sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...

 
Nazım Hikmet Ran
(Bir Fotoğrafa isimli şiirden)








{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




(*) Selma Ann Desmond anısına




6 Şubat 2018 Salı

Cinayet







aşk acısı gif ile ilgili görsel sonucu








Elini kalbine götürdü. Orda soluk soluğa koşan duyguları dizginlemek istercesine, elinin ayasını kuvvetlice bastırdı. Son yarım yılda yaşadıklarını, film şeridi gibi geçirdi aklından. 

Eskiden gürül gürül akan çağlayan, bir kaç damlaya dönüşmüştü uzun zamandır. Ama kimse bilmiyordu daha öncesini. Herkes, gözünü sadece son yaşananlara dikmişti ve didikliyorlardı onların hayatını. Herkesin gözü önünde bir katliam gerçekleşiyordu ama yine de umursamadan, her gün ellerinde çeşitli cinayet aletiyle darbeleri arka arkaya indiriyorlardı. 

İki insan arasında yaşanan ilişkinin ameliyatını üstlenen kocaman bir toplum karşısında çaresizdi. Sessizliğe bıraktı kendini. 

Bugüne kadar yaşadığı herşeyi sahiplenmişti. Etrafta ahkam kesenler, onu dostlarına sorsalardı biraz, en azından taraflı bilgiyle harladıkları ateşe, bu kadar kolay atmazlardı. O kadar cılız kaldı ki o dostların cümleleri, zaten kimsenin duymaya niyeti de yoktu.

Bir tören yapmıştı, onu bu yaşında duygu kaynağının başına getirip, elleriyle içiren kadına bir tören. Gözü bir şey görmedi. Eros feci halde saplamıştı oku gözünden kalbine. Diğerini gönderirken yaşanılanlar, dünyanın her yerinde, her an yaşanmakta olan şeylerdi. Bir şeyler yaşanıp tüketiliyordu. Nasıl olduğunu ise ancak başroldekiler biliyordu. Fakat hesaplamadığı bir şey oldu. 

Güçsüz bırakıldığı düşünülen diğer taraf aniden ölümün darbesiyle güçlendi. Bu güç, onu yitirenin kalbine yumruk gibi indi. Eros' un oku bile ezildi bu yumruk karşısında.   Hayatında uzun süre başrolde olmuş ve bir daha hiç göremeyeceği, onun ağzından bağışlayıcı sözleri duyamayacağı sona gelinmişti. 

Hiç bir şey, canını bundan daha fazla acıtamazdı. Boğazında kekremsi bir tad, yüzünde hiç gitmeyecek kederli pişmanlık ifadesi yerini almıştı bile. Dünyadaki bütün duygular onun bedeninde kavga ediyorlardı şimdi.






{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: gif buradan alıntıdır.




2 Şubat 2018 Cuma

Prayer-Dua











(Kişisel bir acı yayını olduğundan yoruma kapatılmıştır.)










{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-


not: fotoğraflar ​M©MENT©S​ arşivindendir.​



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...