20 Haziran 2021 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵






Gözlerimi kapatırsam rüyalar beni elimden alır. Ve yeni bir gökyüzünde yükselip uçuyoruz ve acıları unut, Eğer hayalimde seyahat edersek Geceler için saraylar diker ve inşa ederiz İçinde aşkım ve umutlarım büyüyecek ve acı silinecek. İnsanların özelliklerini gördüğünüz bir dünya Ardı karanlık, sefalet ve baskıdır.
İnşa ettiğimiz her şeyi kurcalayan sert bir gerçeklikten, Zorbalığın duvarlarının olduğu bir dünya içimizdeki ezilmiş hayaller Karanlık ve bencillik tüm kalplere nüfuz eder.

*************


Şarkının arapçadan google translate çevirisi böyle. Ama sanki sözleri bilmesek de, bu kadının yüzünden anlayabiliriz ne anlattığını ve müzikten.

İşte müzik böyle evrensel bir şey.

İyi pazarlar.






{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-








15 Haziran 2021 Salı

BİR KELİME = TEMRİN












Temrin : (isim, Arapça) Alıştırma, egzersiz.

"Bir zamanlar ben de nefsimi köreltmek için benliğimin burnunu kıracak böyle temrinler yapardım." - Haldun Taner







{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-



not: kullanılan gif Yandexten alıntıdır.





14 Haziran 2021 Pazartesi

PARMAKTAN MAKAS












Uzun zaman önce, çocukluğunda babasıyla birlikte başlattığı bir oyundu bu. Üzgün, sıkılmış, gerilmiş olduğu zamanlarda babası ona "Ver bi yanak bakalım" deyince o da yanağını uzatır, babası iki parmağının arasına pembe gergin yanağını yerleştirip, sanki ordan bir parça koparmış gibi yaparak, "Tamam aldım içindeki sıkıntıyı" der ve ikisi birden gülerlerdi. 

Bu hareketi babasından başkasına yaptırmak istemezdi. Çünkü hiç kimsenin parmakları babasınınki kadar tüy hafifliğinde değildi. Hele aileden birileri vardı ki, onlarla her karşılaştığında hemen elleriyle yanaklarını kapatırdı. Bazen boş bulunduğunda bir el yanağına hızla yaklaşıp uzaklaşırken, önce gözlerinden ateş çıkartan bir acıyı, ardından bu acının müthiş bir öfkeye dönüştüğünü ve bunu yapan insanların etlerini lime lime etmek için dayanılmaz bir isteğin pompalandığını hayretle farkederdi. 

Kızgınlıkla haykırır ve ardından "Benim yanağımı sıkmayınnn!!!" diye bağırırdı. Annesi bir iki kez kaş göz işaretiyle onu ikaz edecek olsa da, canının acısıyla gözlerini devirerek bakar ve bu mücadele sona ererdi.

Sahi insanlar neden bir başkasının yanağını et koparır gibi acıtırlardı?!.. "Ah bak bunun yanağı tam benim şu iki parmağımın arası için yaratılmış"  , "Ay ay ne iştah açıcı elma gibi yanaklar bunlar, kopartayım biraz.."  diye mi düşünüyorlar acaba?.. 

Biri onlara, başkalarının yanaklarından makas alacaklarına, kendi yanaklarına sıkı bir tokat attırmaları gerektiğini mutlak surette söylemeli. İşte ben burada söylüyorum, ey makas sevdalıları (!) Hadi biz büyükler neyse derdimizi anlatabiliyoruz, en azından bağırıp kızabiliyoruz ama ya şu bebekler, minik çocuklar. Bir kadın toplantısında birinin bebeği, küçük çocuğu geldiğinde, orda mutlaka bir ya da iki kadın makas için parmaklarına antrenman yapmaya başlarlar. O parmaklar çalışmaktan öyle sıkı hale gelir ki, sanırsın mengene !. Bir kavga olsa bu tipler saç başla uğraşmayıp bir makas alsalar yanaktan, karşı taraf anında dumur olur.


Baba beni duyuyor musun ordan?! Hadi uzattım yanağımı.

.











{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-






not: kullanılan foto buradan alıntıdır.​





Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...