25 Ağustos 2017 Cuma

Bir film / Electricity ⚡




 Bu filmi bir kaç saat önce seyrettim ve yayınlamak için beklemek istemedim. İngiltere yapımı bir Bryn Higgins filmi.

Başrol oyuncusu Agyness Deyn mükemmel bir performans sergilemiş. Epilepsi hastası genç bir kadının, uzun süredir kayıp olan kardeşini ararken geçirdiği ağır sanrılı zamanlarını, hastalığına bakış açısını, onun gözünden izlemek olağanüstü etkileyiciydi.

En azından bir kere bile olsa, hepimizin bir epilepsi hastasıyla yaşamımızın bir yerinde yolu kesişmiştir. Onları yerde çırpınırken seyretmek, eminim ki hepimizin kalbini acıtmış ve çaresizliği yaşamışızdır.

Bu sefer yaşayan kişinin kriz yaklaşırken hissettikleri, kriz anı, normal yaşamında kaç adet ilaç alması gerektiği, her ilaç değişiminde vücudunda ne gibi değişimler olduğu, hezeyanları vs. gibi hassas noktaları göreceğiz. Filmin bir sahnesinde kriz anı yaklaşırken, aklından geçen cümle şöyleydi: 

"Nöbetin gelmesini, ruhumun kendini benden söküp atmasını ve beni yürüyemediğim ama uçabildiğim o ana geri yollamasını beklemek."

Bu cümleyi filmi izlediğinizde daha iyi anlayacaksınız. Seyretmenizi öneririm.












{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-



not: fotoğraf Google görsellerden, fragman Youtube' dan alıntıdır.​


24 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Beğeneceğine 1000 köfte bahsine girerim :))

      Sil
    2. Eyvah! Bin köfte miiii? Beğendim vallahi:)

      Sil
    3. :))) (beğenmezsen bile köfte fikri de hiç fena değil valla)

      Sil
  2. Çok ilgi çekici bir filme benziyor. Not ediyorum. İzleyeceğim. :) Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Rica ederim :) cidden çok iyi bir filmdi. Görüşlerinizi merak ediyorum.

      Sil
  3. Güzel filme benziyor..Öneri için teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beğeneceğinizi düşünüyorum.. Ben teşekkür ederim ilginize.

      Sil
  4. Güzel bir filme benziyor. Umarım izleyebilirim.Emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım izlersiniz vakit bulup. Teşekkür ederim yorumunuza :)

      Sil
  5. Dram mı? Bana ağır kaçabilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında öyle ağdalı bir dram içermiyor. Her şey dozunda ayarlanmış. Daha çok bu hastalıkla yaşayan kişinin kriz öncesi, sonrasındaki hislerinin incelenmesi ve kendi hayatı hakkında kararlar alıp korkmadan uygulaması üzerine.

      Aksi halde ben de pek izleyemezdim.

      Sil
  6. Benim de ilgimi çekti valla :) Hemen listeme ekliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir hasta psikolojisi, senin uzmanlık alanına giriyor sanırım. Teşekkür ederim ilgine. :))

      Sil
  7. Şu son cümleden çok şey çıkarabilirim,misal tesla bir epilepsi hastasıydı ve çoğu buluşu o sanrılar sırasında bulduğu gibi. Bir kaç isim daha verebilirim ama buraya yazamam zira taşlanırım ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mümkün olmaması için bir sebep göremiyorum.. zira eminim kendini kaybetmeden önce görülen ilginç görüntüler vardır. Epilepsi değil ama başka rahatsızlığı olan bir kaç arkadaşımla konuştuğumda, kriz esnasında yaşadıklarını anlattıklarında çok ilginç şeyler duydum. Bunların çoğu deli saçması gibi gelebilir ama yaratıcılığa yön verdiği gerçek Balthus.

      Sil
  8. Yazıyı okuyunca düşündüm, bu tür hastalıkları tanımak, ne yapılır az da olsa bilmek gerek. Bir kaç defa rastladım, küçük bilgilerin kriz anlarında yaşamsal önemi oluyor.. Ne çok konu var, bizim sinema hep bildik konularda dönüp duruyor..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Üstelik film çekildiğinde ağdalı bir dil de oluşmuyor, ne oluyor, nasıl oluyor gibisinden yaklaşımlar var.
      Teşekkürler, Sevgiler,

      Sil
  9. Not aldım filmi :) Bu not aldığım filmler ne zaman bitecek bilmiyorum :) Gerçi uygun oldukça da izliyorum ama :))Teşekkürler :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :))) çok haklısın birikince zorlaşıyor izlemek. Sevgiler kalpten...

      Sil
  10. film izlemek istiyorum :(
    Aklımda bulunsun bu çok teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vakit yok galiba izlemeye :/ umarım izleme şansı olur. Sevgiler :)

      Sil

{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...