Zeval : (Arapça) 1. (isim) Yok olma, yok edilme.
"Bir yıldızın zevalini gördük de böylece
Ya Rab dedik nedir bu muamması hilkatin."
Yahya Kemal
2. (isim) Suç, kabahat, sorumluluk.
"Bu kadar zeval bir kediye yüklenmez."
3. (isim) Bozulma.
"Bu yiyeceklerin hepsini yiyin de zeval olmasın."
4. (isim) Öğle.
"Güneş zeval noktasına yaklaşmış." Ömer Seyfeddin
Kelimenin, Atasözü, deyim ve birleşik fiil olarak kullanımları aşağıdaki gibidir:
Zeval bulmak : Bozulup yok olmak, çökmek.
Zevale ermek : Zeval bulmak.
Zevale yüz tutmak : Bozulmaya, alçalmaya, yok olmaya başlamak.
(birine) Zevali olmak : Zararı olmak, zararı dokunmak.
Zeval vermemek : Yok etmemek, sona erdirmemek.
Birleşik kelime olarak kullanımı da aşağıdaki gibidir:
Zeval vakti : Öğle vakti.
|)_)
-”-”-