pazar günü müziği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pazar günü müziği etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Mart 2025 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 ART FARMER



Art Farmer
(1928 - 1999)

 Nüfusta kayıtlı adı Arthur Stewart Farmer olan ABD'li caz trompetçisi bugünkü konuğumuz. Ayrıca kendisi için özel olarak tasarlanmış bir trompet-flugelhorn kombinasyonu olan flumpet çalan sanatçı, ikiz kardeşiyle birlikte henüz dört yaşındayken vefat eden babasının ardından tüm ailesi ile birlikte Phoenix, Arizona'ya taşındılar. İlkokulda piyano çalmaya başladı, 13 yaşında kornet ve ardından trompette karar kılmadan önce bas tuba ve kemana geçti. Ailesi müzikle ilgiliydi, çoğunluk bir enstrüman çalıyordu. Farmer'ın okulundaki öğretmenler kapsamlı müzik dersleri veremiyordu. Kendi kendine müzik okumayı öğrendi ve yeni ana enstrümanı olan trompet pratiği yaptı. O ve erkek kardeşi 1945'te Los Angeles'a taşındılar ve müzik odaklı Jefferson Lisesi'ne gittiler, burada müzik eğitimi aldılar ve diğer müzisyenlerle tanıştılar. Art, 16 yaşında profesyonel olarak trompet çalmaya başladı ve çeşitli gruplarla sahne aldı.
Liseyi terk etti ve Los Angeles'ta bir ergen olarak, bebop ve swing döneminin büyük grupları Farmer'ın dikkatini çekti. On yıl sonra, "Cazda olmam gerektiğini biliyordum. İki şeye önem verdim – büyük bir grupta trompet bölümünün sesi ve bir jam session duymak". Farmer'ın 1940'larda trompetinden etkilendiği isimler Dizzy Gillespie, Miles Davis ve Fats Navarro'ydu, ancak kendi sözleriyle, "Sonra Freddie Webster'ı duydum ve sesini sevdim. Ses üzerinde çalışmaya karar verdim çünkü benim yaşımdaki erkeklerin çoğu sadece hız üzerinde çalışıyor gibi görünüyordu." demiştir. Daha sonra Johnny Otis liderliğindeki bir grupla turneye çıktı, ancak Farmer'ın dudağı pes ettiği için bu iş sadece dört ay sürdü. Haftanın yedi günü uzun süreler boyunca performans sergilemek, bu tür fiziksel taleplerle başa çıkmak için yeterince gelişmemiş olan tekniği üzerinde büyük bir baskı oluşturdu ve sonunda dudağı yırtıldı, çalamayacak duruma geldi. Daha sonra New York'ta teknik eğitim aldı ve burada bir süre hademe olarak çalıştı. 1947 ve 1948 yılları arasında serbest müzisyen olarak çaldı. 

Dizzy Gillespie'nin büyük grubu için yapılan seçmelerde başarısız oldu. 1940'ların sonlarından 1950'lere kadar Los Angeles'ta beyaz müzisyenlerin egemenliği altında olduğu için kulüp ve stüdyo çalışmaları yapmak zordu, üstelik konsere giderken hayati tehlikeler de atlattı. Bir gece araba ile konsere giderken, Farmer'ın içinde bulunduğu araba yüksek hızdan devrildi ve o beyin sarsıntısı geçirirken, bir diğer müzisyenin kaburgaları kırıldı. 1948 de ilk stüdyo kaydını yaptı ve devamı geldi. Ardından televizyon şovları, festival katılımları derken adı daha fazla duyulmaya ve ünlenmeye başladı.
1950'lerin ortalarından itibaren Farmer, George Russell, Quincy Jones ve Oliver Nelson da dahil olmak üzere günün önde gelen aranjörlerinin kayıtlarında yer aldı ve her şeyi çalabilme konusundaki ünü nedeniyle talep gördü. 1959'da besteci ve tenor saksofoncu Benny Golson ile birlikte, her biri bağımsız olarak diğerinin yeni altılısının bir üyesi olması gerektiği sonucuna vardıktan sonra Jazztet'i kurdu. Jazztet 1962'ye kadar sürdü ve bir kaç albüm kaydettiler. 1965-66'da Avrupa'yı gezdi. 1968'de Viyana'ya yerleşti ve burada The Kenny Clarke/Francy Boland Big Band ile sahne aldı ve Avusturya Radyo Orkestrası'na katıldı. 1980'lerin başında, Farmer yaşam tarzında bazı değişiklikler yaptı. The New Yorker'da 1985 tarihli bir makale için röportaj verdiğinde, birkaç yıl önce 30 kilo verdiğini ve bundan birkaç yıl önce sigarayı, içkiyi bıraktığını aktaran Farmer, müzisyenlerin çoğunun uyuşturucuyla ilgili sorunlarından kendini kurtarmayı başarmıştı. 1994 yılında Avusturya Altın Liyakat Madalyası ile ödüllendirildi. Aynı yıl, New York'taki Alice Tully Hall'da başarılarının onuruna bir konser düzenlendi. Farmer ayrıca, daha sonraki kariyeri boyunca, ABD ve Avrupa orkestralarıyla bazı klasik müzik parçaları da dahil olmak üzere, bir lider olarak kapsamlı kayıtlar yaparak, 68 yaşında hala en iyi döneminde olduğunu kanıtladı. 1999'da National Endowment for the Arts Jazz Master olarak seçildi. Birkaç ay sonra, 71 yaşındayken Manhattan'daki evinde kalp krizinden öldü.

Bu dünyadan giden çoğu sanatçıda olduğu gibi arkasında çok iyi seslendirilmiş parçalar bıraktı, bizler de onların dokundukları notaları dinleyerek onurlandırmaktayız.

Müzikle renklendirilmiş enfes bir pazar günü diliyorum.
 





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-





9 Mart 2025 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 LE MYSTERE DES VOIX BULGARES



Le Mystère des Voix Bulgares

Bugünün konuğu olan koro, geleneksel Bulgar halk ezgilerinin modern düzenlemelerini icra eden, uluslararası üne sahip, aynı zamanda Grammy ödüllü bir müzik topluluğudur. İlk olarak 1952 yılında Georgi Boyadjiev tarafından Bulgar Radyosu Halk Şarkıları Topluluğu olarak kurulan koro, şu anda Dora Hristova tarafından yönetilmektedir. Şarkıcılar, seslerinin güzelliği ve açıklığı nedeniyle kırsal köylerden seçilir ve benzersiz, asırlık şarkı söyleme tarzında kapsamlı bir eğitimden geçerler.  Bulgaristan'ın Trakya, Bulgar, Osmanlı ve Bizans tarihinden etkilenen müzikleri, diyafonik şarkı söyleme ve kendine özgü tınıların yanı sıra modal gamları, alışılmadık ölçüleri (7/8, 9/8 ve 11/8 gibi) ve ahenksiz armonileri (bol ikinci, yedinci ve dokuzuncu aralıklar) ile dikkat çekicidir. Bunların hepsi Bulgar halk müziğinin karakteristiğidir.

 1997 yılında Marcel Cellier, orijinal derlemelerdeki şarkıların çoğuna katkıda bulunduğundan koroya, "Le Mystère des Voix Bulgares" adını verdi. İsviçreli etnomüzikolog ve yapımcı Marcel Cellier'in 15 yıllık çalışmasının bir sonucu olan ve "Voix Bulgares" adı verilen bir albüm yapıldı. Bu albüm Cellier'e ve koroya 1989'da Grammy Ödülü kazandırdı. Grup o zamandan beri dünya çapında büyük beğeni toplayan kapsamlı bir performans sergiledi. 1990'ların sonlarında koro, ABD'de Xena: Warrior Princess'in müziğine yaptığı katkılarla tanındı.

 Yayına aldığım ilk şarkı "The Wedding" i bir film sahnesinde çok beğenerek dinledim. Grubun yerel kıyafetlerle katıldıkları gösteriden bir yayını daha ekliyorum aşağıya. Kadınların yemenilerinin yanına iliştirdiği çiçekler ve giysilerin canlı renkleri bana Muğla yöresindeki kadınların giysilerini anımsattı. Dünyanın her yerinde renkli, canlı ve umut dolu insanlar var, hepsinin söyledikleri şarkıların mesajı hep aynı aslında, sevgi, özgürlük, umut...

Hepimizin ihtiyacı olan ve özlenen güzel günlere...
İyi pazarlar,








{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




2 Mart 2025 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 BERT KAEMPFERT



Bert Kaempfert
(16 Ekim 1923 - 21 Haziran 1980)

Alman orkestra şefi, multi-enstrümantalist, müzik yapımcısı, aranjör ve besteci olan Kaempfert, Almanya'nın Hamburg kentinde doğdu ve Hamburg Müzik Okulu'nda okudu. Akordeon, piyano, klarnet ve diğer enstrümanları çalan bir multi-enstrümantalist, II. Dünya Savaşı sırasında Alman Donanması'nda bandocu olarak görev yapmadan önce Hans Busch tarafından orkestrasıyla çalmak üzere işe alındı. Daha sonra kendi büyük grubunu kurdu ve onlarla turneye çıktı, ardından aranjör ve yapımcı olarak çalışarak Freddy Quinn ve Ivo Robić ile hit kayıtlar yaptı. 

Kaempfert'in orkestrasıyla ilk hiti "Wonderland by Night" oldu. Temmuz 1959'da kaydedilen şarkı Almanya'da yayınlanamadı, bu yüzden Kaempfert parçayı New York'taki Decca Records'a götürdü ve 1960 sonbaharında Amerika Birleşik Devletleri'nde yayınlandı. Charles Tabor'un unutulmaz solo trompetiyle, sessiz üflemelileri ve gür yaylılarıyla single, Amerikan pop listelerinde zirveye yerleşti ve Bert Kaempfert ve Orchestra'yı uluslararası yıldızlara dönüştürdü. Daha sonraki birkaç yıl boyunca, "Tenderly", "Red Roses for a Blue Lady", "Three O'Clock in the Morning" ve "Bye Bye Blues" gibi pop melodilerini yeniden canlandırdı ve sırasıyla Al Martino, Wayne Newton tarafından kaydedilen "Spanish Eyes" (diğer adıyla "Moon Over Naples ki bu parçayı ikinci şarkı olarak yayına aldım), "Danke Schoen" ve "Wooden Heart" gibi kendi parçalarını besteledi. Kaempfert'in orkestrası kornoları yoğun bir şekilde kullandı. "Magic Trumpet" ve "The Mexican Shuffle" adlı üflemeli çalgıların öne çıktığı bazı parçalar, hem Kaempfert'in orkestrası hem de Herb Alpert & the Tijuana Brass tarafından çalındı. 

Plak yapımcısı olarak Kaempfert, Beatles'ın yükselişinde de rol oynadı. 1961'de Beatles'ı, Tony Sheridan'ı My Bonnie adlı bir albümde desteklemesi için işe aldı. Daha sonra onlarla sözleşme imzalayarak, ilk albüm ve single'larını yayınladı. 1960 larda hepimizin çok severek dinlediği "Strangers in the Night" şarkısının bestesini yaptı. Elvis Presley tarafından G.I. Blues filminde söylenen "Wooden Heart", 1961'de hit oldu. Yine hepimizin çok sevdiği "L-O-V-E", Milt Gabler tarafından eklenen sözlerle, Nat King Cole için bir hit oldu.  "Almost There", "Love After Midnight", "A Swingin' Safari", "That Happy Feeling" ve daha bir çok unutulmaz şarkı besteledi. 1970'lere gelindiğinde, Kaempfert'in müziğinin satışları düşmüştü, ancak kayıt yapmaya devam etti. "Theme from Shaft" versiyonu besteci Isaac Hayes tarafından beğenildi ve izleyiciler arasında popülerliğini korudu. Grubunun müzikal kapsamını genişletti ve çok çeşitli tarzlarda kayıtlar yaptı. Ayrıca 1974'ten itibaren Londra'daki Royal Albert Hall'da sahne alarak orkestrasıyla canlı konserler vermeye başladı. Bir çok müzisyen, onun çalışmalarına katkı sağlayıp, eşlik etti. Kaempfert, Mallorca'daki evinde geçirdiği felçten sonra, 21 Haziran 1980'de İngiltere' de 56 yaşında vefat etti.

Severek dinlediğimiz şarkıları, nedense seslendiren şarkıcılara aitmiş gibi düşünürüz, oysa yayına aldığım ve bizler için en tanıdık bu iki besteyi de, bu değerli besteci yapmış. Yayına alarak hem yad etmek, hem de bestelerin gerçek sahibinden bahsetmek kaçınılmazdı. 

Müzik her daim hayatınızda olsun, havaya ve suya düşen baharın müjdecisi iki cemre ile birlikte muhteşem bir pazar günü diliyorum.









{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




23 Şubat 2025 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 CAN GOX




Can Gox

Can Gox ve eski sahne adı Haydar Waits ismiyle de bilinen Türk müzisyen Can Göksun, 18 Temmuz 1976 doğumlu. 15–16 yaşlarından itibaren, İstanbul'da birtakım gece mekânlarında müzik yapmaya başladı. İstanbul Bilgi Üniversitesi'nden kazandığı burs ile, caz müzik eğitimine devam etti. Bu müzik eğitiminde, birçok isimle beraber çalışarak, bu çalışmalardan ve müzikal edinimlerden kazandığını, sahne performansı ve diğer çalışmalara yansıtabilmeyi, müzikal felsefe anlamında hedefine oturttu. Can Gox, 2000 yılında oluşturdukları Blues-Mobil ile birlikte, şarkılarını ve enerjisini kitleler ile tanıştırmayı başardı. Ancak, Kaybedenler Kulübü filminin müziklerini yapan Can Gox açısından, bu çalışma bir dönüm noktası oldu. 2011 yılının Nisan ayında piyasaya sürülen aynı filmin soundtrack albümünde, "Wrong Side Of The Road", "Son Kare", "Wake", "Angels Gone", "Melancholy Man", "My Woman" parçalarını seslendirdi. Müzik kariyerindeki ilk solo albümü ise "Yalnızım Ben" çalışması olmuştur.

Yaptığı müziği, Anadolu blues olarak tanımlamaktadır. Birçok müzik otoritesince, sesi Cem Karaca'ya benzetilmektedir. Can Gox, Gox isminin nereden geldiği sorulduğunda, Göksun soyadının kendince kısaltılmış sahne adı olduğunu söylemiştir. Müzik piyasasına atılmadan önce de, özel bir şirkette yöneticilik yaptığını, ancak hem müzik ile uğraşıp hem de mesleki kariyerine devam etmesinin çok zor olduğunu belirterek, özel sektörden ayrıldığını açıklamıştır. "Drama Köprüsü", "Neredesin Sen" gibi geleneksel ezgiler taşıyan Anadolu müziklerini, kendi enstrümanları ve caz stilini yansıtarak oluşturduğu tınılarda yeniden seslendirmesiyle, eski ve yeni kültürel ögeler arasında köprü vaziyeti de görmektedir. Sahnede ve stüdyo çalışmalarında, Neşet Ertaş'ı, Cem Karaca'yı, Müslüm Gürses'i seslendirirken, Tom Waits, Bob Dylan gibi dünyaca ünlü sanatçılardan eserler de çalıp söylemektedir.

Yalnızım Ben (2013 Albüm), Unutama Beni (2016 Single), İçimde Ölen Biri (2017 Single), Senden Vazgeçmem (2018 Single), Ah Bir Ataş Ver (2019 Single), Ah Be Ah (2020 Single), Only The Pain (2020 Single), Gazing (2021 Single), Içim Sızlıyor (2021 Çelik Şarkıları-Single), Severek Ayrılanlar (2021 Single), Eyvallah (2022 Yeni Türkü Zamansız-Single) sanatçının yaptığı çalışmalardan örneklerdir. Youtube'da enteresan sesinin kayıtlarını dinleyip, (tanımıyorsanız) keşfedebilirsiniz.

Yayın sonuna, dönemin reyting rekorları kıran Kuzey Güney dizisinde yayınlanmasıyla müzik sektörünün odağı haline gelen ve bir çok ödüle layık görülen "Haydar Haydar" şarkısını ekliyorum.

Müziğin, her daim hayatınızda olduğu nice keyifli pazarlar diliyorum.








{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-





16 Şubat 2025 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 ANDREY PAVLOVICH PETROV




Andrey Pavlovich Petrov 
(2 Eylül 1930 - 15 Şubat 2006)

 Bugünün konuğu Rus besteci, Leningrad'ın yerlisi olan Petrov, askeri bir doktorun oğluydu. Annesi bir sanatçıydı. On dört yaşında "The Great Waltz" ı görene kadar müziğe çok az ilgisi vardı. Bundan sonra besteci olmaya karar verdi. Leningrad Konservatuvarı'nda Orest Yevlakhov'un öğrencisi olarak kompozisyon eğitimi aldı. 

Petrov, çeşitli türlerdeki çalışmalarıyla tanınır; Çok sayıda opera ve balenin yanı sıra senfonik eserler,  film müzikleri ve çeşitli şarkılar yazdı. Özellikle Jean Effel'in çizimlerine dayanan "Dünyanın Yaratılışı" (1968) balesi ile ünlüdür. Bu gösteri, ilk sanatçılarından olan ünlü Mikhail Baryshnikov ile dünya çapında gerçekleştirildi. Petrov ayrıca Sovyet-Amerikan ortak yapımı "The Blue Bird" (1976) dahil olmak üzere seksenden fazla filme imza attı. 1980 yılında SSCB Halk Sanatçısı seçildi. Andrey Petrov, "Moskova Sokaklarında Yürümek", "Arabaya Dikkat Et" ve "Ofis Romantizmi" gibi çok sayıda klasik Sovyet filminde yaptığı müzikle de tanınan besteci, Saint Petersburg'da bir müzik festivali kurdu ve genel müdürü olarak görev yaptı. Çok sayıda ödül kazandı ve 22 Mayıs 1998'de Saint Petersburg'un fahri vatandaşı oldu. 

Sanatçılar bu dünyadan gittiklerinde, onları hatırlatacak yegane eserlerini bırakırlar ve bizler onların eserlerini dinlediğimizde/izlediğimizde onların adını anarız. Petrov, diğer meslekdaşlarından biraz daha şanslı ki, 1993 yılında küçük bir gezegen olan asteroit 4785' e (Petrov) onun adı verildi. Gökten bir yıldız size göz kırpar gibiyse eğer o mutlaka Petrov yıldızıdır çünkü eserlerini dinlediğinizde ne kadar muzip, eğlenceli bir müzik bestelediğini de göreceksiniz. :)


Sanatçının ikinci videosunu da bu amaçla buraya yerleştiriyor ve herkese keyifli, neşeli bir pazar dileklerimi sunuyorum.





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-





9 Şubat 2025 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 LES DJINNS




Les Djinns Korosu

Bugün bir koroyu tanıtacağım sizlere. Paul Bonneau tarafından yönetilen, dokuz ila on sekiz yaşları arasındaki altmış kızdan oluşan, kendine özgü bir şarkı söyleme tarzına sahip bir Fransız korosu bugünün konuğu. 1959'da Fransız hükümeti, ülkenin radyo ve televizyon sektörüne, performans yeteneği olan kızların müzik konularında eğitimi için bir 'Yüksek Lisans Okulu' açtı. Bu okul, kızların sabah saatlerinde standart akademik konulardan oluşan bir müfredatı takip ettikleri, ardından öğleden sonraları gamlar, vokal teknikleri, armoni ve koro vokalizasyonundan oluşan müzik derslerini takip ettikleri bir çalışma düzenlendi. Mezun olduktan sonra, her kız Les Djinns'e kabul edildi.

Grubun kuruluşundan altı hafta sonra, Les Djinns Fransa'daki Rekorlar Akademisi'nin Gran Prix'sine layık görüldü ve popülerlikleri Fransa'da sahne almaları ve diğer Avrupa ülkelerindeki turlarla çoğalmaya başladı. Sonunda, bir Noel albümü ve Fransızca söylenen Amerikan favori şarkılardan oluşan bir albüm de dahil olmak üzere toplam 88 melodi kaydedildi ve ABC-Paramount etiketiyle yayınlandı. Les Djinns'in tek albümü "Marie Marie" (1960), Top 100 listesine girdi.

Les Djinns' den ayrılıp başka gruplar kuran üyeler oldu ama hiç birinin sürekliliği olmadı. Yayına iki video ekliyorum, ikisi de çok sevdiğim şarkılar ve bu şarkıları dinlerken bende uyandırdığı hissi kelimelere dökmeme gerek var mı diye düşündüm. Zira kızlar korosunun sesleri hiç bilmediğim halde nedense meleklerin sesini andırıyor gibi hissediyorum. Yerden bir kaç santim havalanıyormuş gibi hissediyor insan :) Abartıyor gibi gelebilirim size ama kalabalık bir topluluğun seslerinin toplamı sihirli bir etki yaratıyor bence. Dinleyip, kararı siz verin.

Keyifli pazarlar,






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-





2 Şubat 2025 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 FİKRET KIZILOK




Fikret Kızılok
(10 Kasım 1946 - 22 Eylül 2001)

Münir Fikret Kızılok, İstanbul' da dünyaya gelmiş, Türk rock müziği sanatçısıdır. Hafif Türk müziği için rock tınıları ve deneysel çalışmalarıyla yakın dönemin en önemli sanatçılarından biridir. Öğrenim hayatına Galatasaray Lisesi'nin ilkokul kısmında başlayan Kızılok'un, müzikle de tanışması burada oldu. İlk enstrümanı, kendisine yaş gününde armağan edilen kırmızı bir akordeondu. Kızılok ve sınıf arkadaşlarının oluşturdukları Fikret Kızılok ve Orkestrası adlı küçük müzik grubu, çaldığı halk türküleri ile alkış alıyordu. Lise yıllarında akordeonu bırakan sanatçı, Elvis Presley'den etkilenerek eline gitarı aldı. Kızılok'un o dönemdeki en büyük destekçileri ise üst sınıflarda okuyan Barış Manço ile Timur Selçuk'tu. 1964'te arkadaşı olan Cahit Oben ile birlikte yeni bir atılım içine girdi, böylece "Cahit Oben 4" isimli grup doğdu. Kendilerini "Beatles tipi müzik yapan bir grup" olarak tanımlıyorlardı. Sanatçı çalışmalarını sürdürürken girdiği dişçilik yüksekokulundaki eğitimini sürdürerek bir süre sadece okuluyla ilgilendi. Müzikten kopamayacağını anladığında ilk solo plağını doldurdu, ancak ses getirmedi. Bu arada arkadaşlarının kurduğu Kaygısızlar'la birlikte çalıştı; Barış Manço'ya eşlik etti.  Ancak Barış Manço'nun ilk eşi Marie Claude ile aşk yaşamaya başladığı için ikilinin yolları ayrıldı. Diş Hekimliği son sınıfta okurken arkadaşı Arda Uskan ile çıktığı yolculukta Aşık Veysel ile tanıştı. Dönüşte gitarını eline alan Kızılok stüdyoya girdi ve 1969'da Aşık Veysel'in "Uzun İnce Bir Yoldayım" türküsünü yeni bir düzenlemeyle kayda aldı. Bunu bir 45'lik olarak yayınladı. İkinci solo 45'liği Fikret Kızılok'un hayatında da önemli bir dönüm noktası oldu. Arka yüzünde sözlerini kendi yazdığı bir halk şarkısı, "Pınar Başından Bulanır" türküsünün bir bölümünü kullanan "Benim Aşkım Beni Geçti" yer aldı. O güne dek sürdürdüğü suskunluğu ve bunu bozmasının nedenini de plak kapağında şöyle açıkladı: "Piyasa, öylesine Türk benliğinden uzak melodilere kucak açmıştı ki, beni dinlemeyeceklerdi bile. Bugün ise durum büyük bir hızla değişiyor. Bu öz benliğimize dönüşte ben de üzerime düşen görevi yapmaya karar verdim..."

Kasım 1969'da yine Aşık Veysel'in yanına Sivrialan'a gitti. Kar yolları kapayınca üç ay ustasının yanında kaldı. Döndüğünde çalışmalar hazırdı ve "Yumma Gözün Kör Gibi / Yağmur Olsam", "Söyle Sazım", "Güzel Ne Güzel Olmuşsun", "Vurulmuşum" şarkılarına Karacaoğlan, Ahmed Arif' in şiirlerini de besteleyerek ekledi. Ödüller, altın plaklar ve liste başı olan eserleriyle gündeme oturan sanatçı Aşık Veysel' in ölümüyle müziğe küstü ve uzaklaştı. Sonrasında farklı çalışmalar denediyse de dönemin karışıklığı onun çalışmalarına da yansıyarak yasaklandı ve müziği bıraktığını açıkladı. O güne dek 13 altın plak ve çeşitli ödüller alan sanatçı, bundan sonra derin bir sessizliğe gömüldü. Buna gerekçe olarak da "hazırladığı yapıtların ticari olmadığı gerekçesiyle plak evleri tarafından geri çevrilmesini" gösterdi ve bir daha profesyonel olarak müzik hayatına dönmeyeceğini bildirdi. Ancak 
1983 te yine muhteşem şarkılarla dönüş gerçekleşti. "Zaman Zaman", "Sevda Çiçeği", "Bu Kalp Seni Unutur mu?", "Gecenin Üçünde" gibi hala dinlemeye doyamadığımız şarkılar ortaya çıktı. Siyasal taşlama tarzında bir bestesi de bulunan sanatçı, Uğur Mumcu' nun "Sesleniş" yazısını, senfonik şiir olarak besteleyip, "Vurulduk Ey Halkım" adıyla albüm haline getirdi. Mustafa Kemal Atatürk' ün hayatını anlatan, "Mustafa Kemal - Devrimcinin Güncesi" adında destansı, lirik bir müzik yaptı. 

Kızılok bir çok sanatçı ve gruba da güfte verdi ve bestelerinde yardımcı oldu. 1998 de geçirdiği kalp krizinden sonra 2001 de bir kez daha kriz geçirerek vefat etti. Ben bugün değerli bir siyaset adamı Bülent Ecevit' in yazdığı şiiri ve şiirin bestelenmiş halini yayına almak istedim. Hiç bir yerden güzel haber alamadığımız bir ortamda, sanata yaslanıp, ondan güç almayı hedefledim hepimiz için.

Biraz uzun bir yazı oldu farkındayım ama sanatçının her anı dopdolu ve üretken geçtiğinden yine de kısaltarak buraya naklettiğimi bilmenizi isterim. Yukardaki videoya tıklayıp, şuraya ekleyeceğim şiiri okumanızı öneririm. Sonrası, iyilik güzellik olsun!

İyi pazarlar,

* * * * * *

Sıla Hasreti

Sıla derdine düşünce anlarsın
Yunanlıyla kardeş olduğunu
bir Rum şarkısı duyunca gör
gurbet elde İstanbul çocuğunu

Türkçenin ferah gönlünce küfretmişiz
olmuşuz kanlı bıçaklı
yine de bir sevgidir içimizde
böyle barış günlerinde saklı

Bir soyun kanı olmasın varsın
damarlarımızda akan kan
içimizde şu deli rüzgâr
bir havadan

Bu yağmurla cömert
bu güneşle sıcak
gönlümüzden bahar dolusu kopan
iyilikler kucak kucak

Bu sudan bu tattandır ikimizde de günah
bütün içkiler gibi zararı kadar leziz
bir iklimin meyvasından sızdırılmış
bir içkidir kötülüklerimiz

Aramızda bir mavi büyü
bir sıcak deniz
kıyılarında birbirinden güzel
iki milletiz

Bizimle dirilecek bir gün
Ege'nin altın çağı
yanıp yarının ateşinden
eskinin ocağı

Önce bir kahkaha çalınır kulağına
sonra Rum şiveli Türkçeler
o Boğaz'dan söz eder
sen rakıyı hatırlarsın
Yunanlıyla kardeş olduğunu
sıla derdine düşünce anlarsın

Londra, 1947
Bülent Ecevit





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-





26 Ocak 2025 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 MADREDEUS




Madredeus

 1985 yılında Lizbon'da kurulmuş bir Portekizli müzik topluluğudur. Müzikleri geleneksel Portekiz müziği, fado ve halk müziği üzerinedir. Grup, Teresa Salgueiro (vokal), Pedro Ayres Magalhães ve José Peixoto (klasik gitar), Fernando Júdice (akustik bas) ve Carlos Maria Trindade (synthesizer)'dan oluşmaktadır. İlk albüm, Lizbon'da manastırdan dönüştürülmüş olan prova alanlarında kaydedildi. Kayıt, prova alanının çok yakınından geçen tramvayın her 5 dakikada bir sağır edici sesi nedeniyle kesintiye uğruyordu. Tüm performanslarda bu kaçınılmaz varlığın onuruna, gruplarına çevredeki mahallenin adını verdiler, Madre de Deus (Tanrı'nın Annesi), bu kelime yerel dil kullanımıyla Madredeus olarak kısaltılıp, kullanıldı.

İkinci albüm Existir, 1990'da piyasaya sürüldü. 1992'de Lizbon'daki Coliseu dos Recreios'ta kaydedilen ilk canlı albümleri Lisboa'yı yayınladılar. Madredeus, Wim Wenders'in "Lisbon Story" filminin müziklerini yaptı. 1995 yılında piyasaya sürülen filmin müzikleri, gruba uluslararası ün kazandırdı ve Madredeus Avrupa, Güney Amerika, Afrika ve Asya'ya turne düzenledi. Sırasıyla "O Paraíso" (1997), "Movimento" (2001), "Um Amor Infinito" (2004), "Faluas do Tejo" (2005), "Essência" albümü 2012 yılında, ve son albüm "Capricho Sentimental" ise 2015 yılında piyasaya sürüldü. 

Çalışmalarını, “Portekiz kökenlerine bağlılığını koruyan müzikal fanteziler” olarak tanımlayan Madredeus, saudade şarkılarının yorumcusu olarak değerlendiriliyor. Saudade, Portekiz kültürüne özgü, uzaktaki bir yere, kişiye ya da geçmişte kalan anlara duyulan, “mutluluk verici özlem” şeklinde de açıklanabilecek, sıla hasreti, huzursuzluk ve arzuyla bezenmiş bir kavram olarak tanımlanıyor. Topluluğun performanslarında, sahnedeki kadın şarkıcı bir şeyin beklentisi içerisinde, huzursuz zihninde canlanan fantezilerden oluşan şarkılarını söylerken diğer müzisyenler sahnenin başka bir loş köşesinde enstrümanları veya sözleriyle ona eşlik ederler. Şarkılar ve müzikal temalar, şarkıcının kelimelerine ve esinlenebileceği her konuya göre değişiklik gösterir. Portekizce konuşma macerası olarak da tanımlanabilecek Madredeus, uluslararası sanat çevrelerinde evrensel bir kültür değeri olarak kabul edilmiş durumdadır. Grup kariyerinin başından itibaren canlı performanslarını, müzikal şiir resitali atmosferinde gerçekleştirmiştir. Mekân olarak tiyatro, park gibi sakin yerlerin seçildiği performanslarda, dinleyicilerin metropollerin karmaşasından uzakta tam bir sessizlik içinde gösteriyi izlemeleri amaçlanır.

Bugün de dünya çapında 3 milyondan fazla albüm satan Portekiz'in en başarılı müzik gruplarından biri olan Madredeus' u konuk ettik.

Keyifli pazarlar,




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-








19 Ocak 2025 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 ALBERTO IGLESIAS




Alberto Iglesias


Alberto Iglesias Fernández-Berridi, 1955 yılında San Sebastián kentinde doğmuş İspanyol bestecidir. Konservatuvarda armoni ve kontrpuan eğitimi alan Iglesias, eğitimine kompozisyon ve piyano eğitimi aldığı Paris'te ve elektronik müzik öğrendiği Barselona'daki Phonos stüdyolarında devam etti. Daha sonra, 1981'den 1986'ya kadar birlikte çalışan ve performans sergileyen Javier Navarrete ile bir elektronik müzik ikilisi yarattı. Bu arada 1980'lerde film müzikleri alanında çalışmaya başladı. 

Pedro Almodóvar'ın yönettiği "The Flower of My Secret" (1995), "Live Flesh" (1997), "All About My Mother" (1999), "Talk to Her" (2002), "Bad Education" (2004), "Volver" (2006), "Broken Embraces" gibi filmler için müzikler besteledi (2009) ve "The Skin I Live In" (2011). Fernando Meirelles'in "The Constant Gardener" (2005) film uyarlamasındaki müziğiyle ilk kez Oscar' a aday oldu. Ayrıca Khaled Hosseini'nin aynı adlı romanından uyarlanan "The Kite Runner" (2007) filminin müziklerini de besteleyerek ikinci kez Oscar adayları arasında yerini aldı. 2008'de Steven Soderbergh'in 2008 yapımı iki bölümlük biyografik filmi Che'nin (2008) müziklerini besteledi. 

Kariyeri zamanla daha uluslararası hale geldi ve sonunda Hollywood'da da çalışmaya başladı. "The Constant Gardener" (2005),  "Tinker Tailor Soldier Spy" (2011) ve "Parallel Mothers" (2021) filmlerindeki çalışmasıyla dört kez Akademi Ödülü'ne aday gösterildi. Hossein Amini'nin "The Two Faces of January" (2014) filmi de yine çalışmaları arasında. Sanatçı, ayrıca bale müziği için klasik müzik çalışmaları da yaptı.

Özellikle Pedro Almodóvar' ın çalışmalarına hayran olduğumdan, tüm filmlerini izlemiş ve birlikte çalıştığı müzisyenle enfes bir uyum içinde olduğunu gözlemlemiştim. Yakın zamanda vizyona giren "The Room Next Door" isimli, başrollerini Tilda Swinton, Julianne Moore, John Turturro' nun paylaştığı film de diğer izlediklerim gibi aynı lezzeti sundu ve Iglesias' ın başarısına bir kez daha şahit oldum. Filmi tavsiye ediyorum ama fırsat bulamayanlar için en azından müziğini yayına alıp, besteciyi tanıtmak istedim ancak ilk müzik oldukça kısa olduğundan, sanatçının "Hable Con Ella" filmi için bestelediği bir parçayı da sona ekliyorum orkestrasyon çeşitliliği hakkında fikir vermesi açısından.




Herkese müziğin iyileştirici gücü ile dopdolu, enfes bir pazar diliyorum,







{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-





12 Ocak 2025 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 NAT KING COLE




Nat King Cole
(17 Mart 1919 - 15 Şubat 1965)

Nathaniel Adams Coles, bilinen profesyonel adıyla Nat "King" Cole , popüler Amerikalı şarkıcı, şarkı sözü yazarı ve caz piyanistidir. Babası kilisede papazlığa yükselmiş ve annesi de kilise orgcusu olmuştur. Cole, org çalmayı bu sırada öğrenmeye başlayınca, 12 yaşına kadar annesi ona öğretmenlik yapar. Caz ve gospel dışında, Johann Sebastian Bach'tan Sergei Rachmaninoff'a birçok bestecinin şarkılarını öğrenerek klasik batı müziği bilgisini ilerletir. Daha sonra çeşitli caz kulüplerinde Louis Armstrong, Earl "Fatha" Hines ve Jimmie Noone gibi sanatçıları dinler. Öğrenimi sırasında müzik programlarına katılır. 1930'larda, daha çocukken müzisyenlik kariyerine başlar ve "Nat Cole" ismini benimser. Caz kulüplerinde orkestrası ile çalışan Cole, 1936 yılında kardeşiyle ilk müzik kaydını yapar. Üç müzisyenle beraber kurduğu "King Cole Swingers" orkestrası ile birlikte yerel barlarda çalışır. Nat King Cole Trio'yu kurduktan sonra sanatçı, bu üçlüde piyanist olarak görev alır, Oscar Moore grubun gitaristi, Wesley Prince ise basçısı olur. Grup 1930'ların sonlarına kadar radyo kayıtları da yapar.

Cole popülaritesini, ilk olarak "Sweet Lorraine" ile 1940 yılında yakalar. Piyanistliği dışında bazı şarkılara sesiyle de katılmasına rağmen bu konuda biraz utangaçtır ama diksiyonuyla gururlanmakla beraber, yine de iyi bir şarkıcı olduğunu düşünmez ve yumuşak okuyuşunun zamanının caz vokalistlerinin tarzlarıyla uyuşmadığına inanmaktadır. Nat'in albümleri hem müzikal anlamda hem de parasal anlamda başarılı olur. 1943 yılında kendisine ait bir şarkı olan "Straighten Up and Fly Right" ın kaydedilmesi ile göze çarpar. Bir pop ikonu olarak benimsenmesi The Christmas Song gibi bir hit şarkısı ile pekişir. Bu şarkıyı Cole tam dört kez farklı koşullarda kaydeder. Bunlar 1946, 1953, 1961 yıllarında kaydedilir. Son kayıt, The Nat King Cole Story albümünde yer alır ve stereo olarak kaydedilir. Hatta parçanın bu sürümü, günümüzde de sık sık çeşitli yerlerde çalmaktadır.

Cazdan popa doğru kayması, hayranlarının ve müzik eleştirmenlerinin konusu haline gelince Cole, tekrar özüne döndüğünü ve asla cazdan kopmadığını göstermek amacı ile 1956 yılının sonlarına doğru, After the Midnight adlı bir albüm kaydeder. 5 Kasım 1956 tarihinde kendi adını taşıyan The Nat King Cole Show!! adlı televizyon programı NBC adlı Amerikan televizyon kanalında yayınlanmaya başlar. Televizyon programı, sponsorların siyahi bir sanatçıyı desteklemek istememesi ve programa hiçbir kuruluşun sponsor olmaması nedeniyle iptal edilir. Tüm yaşamı boyunca ırkçılık yapılan Cole, çalışmalarına devam eder ve 1960'lı yıllarda birkaç tane sevilen parça besteler. Bunların arasında 1962 yılının Ağustos ayında yaptığı "Ramblin Rose", "Dear Lonely Hearts", "Those Lazy, Hazy, Crazy Days Of Summer" ve "That Sunday, That Summer" gibi şarkılar bulunur. Bu yıllarda, bazı kısa metrajlı filmlerde de rol alır. 15 Şubat 1965 tarihinde akciğer kanserinden, kariyerinin zirvesindeyken ölür. 
Cole, 1990 yılında Hayat Boyu Başarı dalında Grammy ödülüne layık görülür. Ayrıca, Alabama Music Hall of Fame ve Alabama Jazz Hall of Fame gibi kurumlarda da yer alır.

Çocukluğumdan itibaren, Sezen Cumhur Önal' ın meşhur tanımı, "kadife sesli çikolata renkli şarkıcı" olarak tanıdığım ve bayılarak dinlediğim sanatçının, bugün bile şarkıları etkisini zerre kaybetmeden dinleniyorsa, yapmak istediğini kesinlikle başarmış demektir bana göre.

Kaliteli müzik her daim hayatımızda olsun...

İyi pazarlar,






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-








5 Ocak 2025 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 AIR SUPPLY




Air Supply 

1975 yılında Avustralya'nın Melbourne kentinde kurulan, İngiliz Graham Russell (vokal, gitar) ve Avustralyalı Russell Hitchcock'tan (vokal) oluşan bir soft rock ikilisidir. Sidney'deki Jesus Christ Superstar'ın Avustralya prodüksiyonunun provalarının ilk gününde bir araya geldiler ve 1964'te sırasıyla İngiltere ve Avustralya'da gördükleri The Beatles'a olan sevgileri de dahil olmak üzere pek çok ortak noktayı paylaşan kişiler olarak, anında arkadaş oldular.

Jesus Christ Superstar'ın performansından sonra kafe-barlarda, pizza salonlarında, vokal becerilerini ve armonilerini geliştirmek için ellerinden gelen her yerde çaldılar. Graham sürekli yazdı ve piyanist Frank Esler Smith'in yardımıyla kasete birkaç şarkı kaydettiler, bunlardan biri "Love and Other Bruises" idi. Bu demoları tüm büyük plak şirketlerine götürdükten ve biri hariç hepsi tarafından reddedildikten sonra, CBS Records şirketiyle bir anlaşma imzaladılar. Albüm bir hafta içinde kaydedildi, mikslendi ve "Love and Other Bruises" ilk single olarak yayınlandı ve hemen listelerin zirvesine çıktı. Graham, gördüğü bir rüyada, etrafında yanıp sönen ışıklar olan ve ortasında "AIR SUPPLY" (hava tedariği) yazan bir reklam panosu görmüş ve grubun adının bu olmasına karar verilmişti. Avustralya'da Rod Stewart'ın konserine ve dolayısıyla Rod'un 1977'deki Kuzey Amerika turnesine davet edildiler. Eve döndüklerinde tamamen unutulduklarını görünce hayal kırıklığı yaşadılar ama daha sonra Graham, "Lost in Love" ve "All Out of Love" dahil olmak üzere birkaç şarkı yazdı. "Lost in Love" 1978'de Avustralya'da piyasaya sürüldü ve yine listelerin zirvesine yükseldi. Arista Records'un kurucusu ve başkanı Clive Davis onlara hemen bir plak anlaşması teklif etti. Şarkı 1980'de piyasaya sürüldü, dünyanın en çok satan şarkısı oldu ve birçok ülkede listelerin zirvesine yerleşti. "All Out of Love" albümün ikinci single'ı oldu ve dünya listelerinde bir kez daha zirveye yerleşti. Lost in Love, The One that You Love, Now and Forever ve The Greatest Hits albümleri 20 milyondan fazla sattı. "Lost in Love" 1980'de yılın şarkısı seçildi ve diğer single'larla birlikte 10 milyondan fazla kopya sattı.

Russell Hitchcock'un tenor sesi ve Graham Russell'ın basit ama görkemli besteleri, sonsuza dek "Air Supply" olarak bilinecek benzersiz bir grup yarattı. Çin, Tayvan ve Güneydoğu Asya'nın çoğunu gezen ilk batılı grup oldular. Bu ülkelerden bazıları pop müziğin sınırlarını geçmesini yasaklamıştı, buna rağmen şarkılarının her biri radyoda milyonlarca kez çalındı. Air Supply, daha önce çok az sanatçının sahne aldığı yerlerde cömert bir prodüksiyonla turneye çıkmaya başladı ve Güney Amerika ve Asya'da herkesin hayatının parçası haline geldi. 1988'de Avustralya'nın İki Yüzüncü Yıl kutlamalarına katılmaya ve ateşli hayranları olduğunu öğrendikleri Prens Charles ve Prenses Diana için performans sergilemeye davet edildiler. Bu olay, kariyerlerindeki en değerli performanslardan biri oldu. Temmuz 2005 te Havana, Küba'da 175.000 hayrana konser vererek, katılım rekoru kırdılar. 4 Kasım 2011'de Air Supply, Late Night with Jimmy Fallon'a katıldı ve The Roots eşliğinde "All Out Of Love" şarkısını seslendirdi. 

1975 ten beri birlikte aynı yolda yürüyen grubun bunca zamandır hiç tartışmamış olmaları, Air Supply'a duydukları saygı, tutku, sevginin ve paylaştıkları derin dostluğun kanıtı olsa gerek. Tüm albümlerini dinlediğinizde, size hep tanıdık gelecek melodilerin olduğunu göreceksiniz. Bir çok filmde, reklamlarda bile kullanılan şarkılarının asıl kahramanlarını bugün size tanıtıyor olmaktan pek memnunum.

Umarım pazar gününüze eşliğinden keyif alırsınız.
Müzikli pazarlar,







{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-





29 Aralık 2024 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 İNCESAZ




İNCESAZ

1997 yılında Murat Aydemir, Derya Türkan ve Cengiz Onural tarafından oluşturulan müzik grubu. Üçlü, başta tanbur, kemençe ve kanun olmak üzere geleneksel Türk Müziği sazlarının baş rollerini oynadığı, çağdaş tınılar, armoniler ve düzenlemelerin Türk Müziği makam ve perdeleriyle birlikte yeniden üretildiği bir müzik üzerinde hemfikirdi. 1997'de ilk albümün çalışmaları sırasında gruba kanunda Taner Sayacıoğlu katıldı ve "Bir/Eski Nisan" albümü bu kadroyla hazırlandı. Kalan Müzik etiketiyle 1999 yılında yayımlandı. Albüme Mahinur Özüstün ve Murat Buket vurmalı çalgılarla, Muammer Ketencoğlu akordeonla, Uğur Işık viyolonselle ve İsmail Soyberk ise bas gitarla katkıda bulundu. Ketencoğlu ve Işık'ın katkıları sonraki tüm albüm çalışmalarında da sürdü.

1999-2001 yıllarında grup, Türk televizyon tarihinin iz bırakan, herkesin çok severek izlediği dizilerinden birine müzik yaptı: "İkinci Bahar". 2001 yılında bas gitarda Akın Aral'ın da katılmasıyla üçüncü İncesaz albümü ortaya çıktı: "iki / Eylül Şarkıları". Bu albüm ağırlıklı olarak bir şarkılar albümüydü ve şarkıları TRT İstanbul Radyosu'nun değerli ses sanatçısı Melihat Gülses okuyordu. 2003 yılında vurmalı çalgılarda Engin Gürkey İncesaz' a katıldı ve ekiple üçüncü albüm tamamlandı. Mayıs 2004'te "üç / İstanbul'a Dair" albümü yayınlandı ve ilk kez albüme, keman, viyola, viyolonsel gibi klasik yaylı çalgılar eklendi. 2001-2005 yıllarında İncesaz, ATV'de yayınlanan "Ekmek Teknesi" ve TRT'de yayınlanan "Çınaraltı" dizilerinin müziklerini yaptı. Dördüncü albüm, grubun yine yeni bir açılımı oldu. "dört /Mazi Kalbimde" albümünde, Dilek Türkan'ın okuduğu şarkıların bir bölümü, yüzyıl başlarının zevkini ve modasını yansıtan tangolardı ve Türker Çolak, vurmalı çalgılarla ilk kez albümde yer aldı. 2006 yılında Kanal D'de yayınlanan, "Sev Kardeşim" dizisinin müziklerinin ardından, 2007'de yayımlanan "beş/Elif" albümünde, Cengiz Özkan'ın okuduğu, Kerkük ve Kırım da dahil olmak üzere 15 değişik yöreden alınmış türkülere yer verildi. "altı / Kalbimdeki Deniz" albümü, 2009 Mart ayında yayınlandı. İncesaz şarkılarının ağırlıkta olduğu bu albümde de yine yüzyıl öncesinin şarkılarına yer verildi. 2011 de ise "yedi/Yollar" albümü kronolojik sıralamada yerini aldı. 2013 yılında Ezgi Köker'in İncesaz' a katılmasının ardından, 2014 yılı Ocak ayında "sekiz/Geçsin Günler" yayınlandı. Bu albümün solistleri Ezgi Köker ve Bora Ebeoğlu oldular ayrıca kemençe, viyolonsel, klarnet albümde yerini aldı. En son 2017 de "dokuz/Peşindeyim" albümü yayınlanan grubun tüm albümlerindeki eserler eminim ki, müziksever olsun olmasın, herkesin kalbine dokunmuştur. 

Bugün yayına, "yedi/Yollar" albümünden etkisinde kaldığım  "Kral Yolu" isimli eseri aldım, dinlerken eminim sizler de etkileneceksiniz. Ancak "Yollar" albümünün diğer şarkılarına da kulak vermenizi önemle vurgulamakta yarar görüyorum. Tüm bestelerde müthiş tınılar, enstrümanlar ve orkestrasyon mevcut. Büyülü bir gün geçirmenizi sağlayacağını garanti ederim.

Müzik ve neşe hayatınızda daim olsun.






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-





22 Aralık 2024 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 PAUL DESMOND



Paul Desmond
25 Kasım 1924 - 30 Mayıs 1977

Kimliğindeki ismi Paul Emil Breitenfeld olan, ABD'li caz alto saksofoncusu, bestecisi ve cool caz sempatizanı sanatçının babası Emil Breitenfeld, sinema salonlarında sessiz filmlere eşlik eden ve basılı yayın ve canlı tiyatro yapımları için müzik düzenlemeleri yapan bir piyanist, orgcu, aranjör ve besteciydi. Annesi Shirley ise, çocukluk sürecinde duygusal olarak dengesiz, obsesif-kompulsif bozukluk ve diğer akıl hastalıklarından muzdarip biriydi. 1933'ten başlayarak, annesinin akıl sağlığı sorunları nedeniyle yaklaşık beş yılını akrabalarının yanında geçirmek zorunda kaldı. On iki yaşında klarnet çalan Desmond, üniversitedeyken Lester Young ve Charlie Parker gibi isimlerden etkilendikten sonra alto saksafon çalmaya başladı. Dave Brubeck ile askerde iken tanışan Desmond, onun grubuna katıldı. Kariyeri boyunca birkaç gruba liderlik etti, bariton saksafoncu Gerry Mulligan, Chet Baker, Jim Hall ve Ed Bickert ile birlikte çalıştı. Chet Baker'ın 1975 ve 1977 yılları arasında kaydettiği beş parçada konuk sanatçı olarak yer aldı. Alto saksafonda hafif, melodik bir ton üreten sanatçı, doğaçlaması, mantıksal yapısı ve lirizmi nedeniyle daima övgüleri toplamıştır. Yıllarca sigara içtikten ve kötü sağlık koşullarından sonra Desmond, 1977'de Brubeck ile bir turdan döndükten sonra akciğer kanserine 52 yaşında yenik düştü.

Sanatçının kariyerinde en çok bilinen ve dinlenen bestesi "Take Five" ı yayına konuk aldım. Melodiyi tanıyanlarınız olacaktır mutlaka.

Keyifli, müzikli bir pazar günü dilerim.






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-





15 Aralık 2024 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 STELVIO CIPRIANI





Stelvio Cipriani
(20 Ağustos 1937 - 1 Ekim 2018)

Daha çok film müzikleri yapan İtalyan besteci, orkestra şefi ve piyanist olan Cipriani, güçlü bir müzikal terbiye ile yetiştirilmemiş olmasına rağmen çocukken, kilisenin orgundan etkilendi ve ilk eğitimini kilisenin rahibinden aldı. 14 yaşından itibaren Santa Cecilia Konservatuvarı'na gitti. Bu süre zarfında, yolcu gemisi gruplarında çaldı, bu da onun Dave Brubeck ile tanışmasını sağladı. İtalya'ya döndükten sonra ünlü şarkıcı Rita Pavone' ye piyano ile eşlik etti. 

Cipriani'nin ilk film müziği, 1966 yılında yapılan Spagetti Western The Bounty Killer içindi. Bunu, daha yaygın olarak bilinen The Stranger Returns filmi için yaptığı müzikler izledi. Cipriani, diğer Western film müzikleri yanında polisiye film müzikleri de yapmaya devam etti. Besteleri sayesinde, İtalyan film dünyasında tanındı ve sonunda 1970 yılı yapımı The Anonymous Venetian filmine yaptığı bestelerle En İyi Müzik dalında Nastro d'Argento ödülünü kazandı. Ayrıca, Cipriani'nin en ünlü müziklerinden biri 1973'te La polizia sta a guardare (Büyük Kaçırma) filminin soundtrack'i yayınlandı. Ana tema, 1977'de Cipriani tarafından Tentacoli'nin müziği için geri dönüştürüldü. Bu parça, 2007 yılında Quentin Tarantino'nun Death Proof filminde yer aldı. La polizia sta a guardare'deki bazı temalar, Hélène Cattet ve Bruno Forzani tarafından ilk uzun metrajlı filmleri Amer'in soundtrack'inde de kullanıldı. Cipriani, 1979 yapımı The Concorde Affair filminin müzikleriyle de dikkat çekti. 

Yukarda eklediğim videodaki şarkıyı, eski Türk filmlerinden hatırlayanlarınız olacaktır. Filmleri besteleriyle daha da izlenir kılan, hayat veren tüm bestecilere şükranlarımı gönderiyorum.

Keyifli müziklerle beraber, çok şık bir pazar diliyorum.






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-






8 Aralık 2024 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 LEROY ANDERSON




Leroy Anderson
(1908-1975) 

Popüler müzik yazan Amerikalı bir besteci olan Anderson, senfoni orkestrası için kısa melodik eserler besteledi. Birçok bestesi için solo piyano, konser bandosu, yaylı çalgılar üçlüsü ve piyano gibi diğer topluluklar için de düzenlemeler yaptı. Besteci, ciddi müziğin klasik formlarını kullanarak, 20. yüzyıl armonileri ve ritimleri ekledi. Massachusetts'te İsveçli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Anderson, ilk piyano derslerini annesinden aldı ve daha sonra konservatuarda piyano eğitimine devam etti. 1925'te, Harvard Koleji'ne girdi ve burada müzikal armoni, kontrpuan, kanon, füg, orkestrasyon,  kompozisyon ve kontrbas çalıştı. Bunlara ek olarak da org dersleri de aldı.

Harvard'da okumaya devam eden Anderson,  Alman ve İskandinav dillerinde doktora yaptı. Anderson,  İngilizce, İsveççe, Danca, Norveççe, İzlandaca, Almanca, Fransızca, İtalyanca ve Portekizce'yi akıcı bir şekilde konuştu. Harvard Üniversite Bandosuna liderlik eden sanatçının ilk eseri 1938 tarihli "Jazz Pizzicato" idi, ancak doksan saniyenin biraz üzerinde olan parça, dönemin üç dakikalık 78 rpm'lik bir single'ı için çok kısaydı, bunun üzerine aynı yıl "Jazz Legato"yu yazdı. Birleştirilmiş kayıt, Anderson'un imza bestelerinden biri haline geldi. Bestecinin müzik tarzı, yaratıcı enstrümantal efektler kullanarak, bazen daktilo ve zımpara kağıdı gibi ses üreten öğelerden yararlanmasıyla bilinir. Bir çok besteye imza atmış ve ödüller almış biri olarak 1958'de, Philip J. Lang'ın orkestrasyonuyla Broadway şovu Goldilocks'un müziğini besteledi. İki Tony ödülü kazandı. Anderson başka bir müzikal yazmadı, bunun yerine orkestra minyatürleri yazmaya devam etmeyi tercih etti. "The Typewriter", "Bugler's Holiday" ve "A Trumpeter's Lullaby" gibi eserleri okul gruplarından meslek örgütlerine kadar çeşitli orkestralar ve gruplar tarafından halen seslendirilmekte.

Amerikalı komedyen Jerry Lewis, bir televizyon skecinde "The Typewriter" ı canlandırmış, daha sonra 1963 yapımı "Who's Minding the Store?" adlı sinema filminde hayali bir daktiloda yazarak bu performansını tekrarlamıştır. O filmi izlemediyseniz hemen aşağıya o sahneyi gösteren eğlenceli videoyu da ekliyorum. 



Pazar gününe bu eğlenceli müzik ve videoyla birlikte, gülümseyen yüzünüz eşlik etsin.

İyi pazarlar,






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-






1 Aralık 2024 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 PASSENGER



Passenger 
(17 Mayıs 1984)

Michael David Rosenberg, bilinen sahne adıyla Passenger, İngiliz indie folk şarkıcısı, söz yazarı ve müzisyen. Rosenberg, 2003'ten 2009'a kadar aynı adı taşıyan bir grubun başında yer aldı; grup dağıldıktan sonra solo çalışmaları için "Passenger" lakabını kullanmayı seçti. Rosenberg en çok 16 ülkede listelerin zirvesine yerleşen ve YouTube'da 3,6 milyardan fazla görüntüleme toplayan 2012 tarihli "Let Her Go" şarkısıyla tanınıyor. Ancak ben, Sevgili Radyo Z' nin bloğunda tanıştığım parçasını misafir etmek istiyorum. Ruhlara ziyafet çekeceği konusunda garanti veririm.

Üretken bir şarkıcı-söz yazarı olan Rosenberg, bugüne kadar 14 stüdyo albümü yayınlamış, biri Passenger grubuyla ve 13'ü solo sanatçı olarak. Bunlardan en sonuncusu olan "Birds That Flew" ve "Ships That Sailed" 2022 yılının Nisan ayında vizyona girmiş. Ben yeni tanıştım kendisiyle ve tarzı, gitarıyla bütünleşmesi, sesinin farklı tonunu sevdim. Müziğine, bir çok enstrümanı ekleyerek zenginleştirmesi de etkilendiğim şeyler arasında. Genç yaşta klasik gitar öğrenen, 13-14 yaşında şarkı yazmaya başlayan, 16 yaşında okulu bırakarak sonraki birkaç yılını İngiltere ve Avustralya'da sokak çalgıcısı olarak geçiren genç müzisyenin şarkısına kulak verelim hep beraber.

Aralık ayının ilk gününden, keyifli bir pazar diliyorum hepinize.






{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-






24 Kasım 2024 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 FINNEAS O'CONNELL



Finneas Baird O'Connell
(30 Temmuz 1997)

Amerikalı bir müzisyen, yapımcı ve aktör olan sanatçı, kız kardeşi Billie Eilish için yaptığı söz yazarı ve yapımcı çalışmalarıyla tanınmıştır.  Sekiz Grammy Ödülü ve toplam 13 adaylık dahil olmak üzere çok sayıda ödül ve övgü kazandı. Klasik Dışı kategorisinde Yılın Yapımcısı ödülünü alan en genç isim olarak tarihe geçti. Finneas, Yılın Kaydı, Yılın Albümü, Yılın Şarkısı ve En İyi Pop Vokal Albümü de dahil olmak üzere çok sayıda hit şarkı, albüm ve rekor kıran başarıların yapımcılığını üstlendi. Solo çalışmalarıyla En İyi Yeni Sanatçı dalında aday gösterilerek takdir toplayan sanatçı, aynı adlı filmdeki "No Time to Die" şarkısı üzerindeki çalışması ona bir Akademi Ödülü, bir Altın Küre ve bir Grammy daha kazandırdı.

Finneas, yapımcı olarak yaptığı çalışmaların yanı sıra kendi müziğini de yayınladı. İlk EP'si "Blood Harmony" 2019'da yayımlandı. İlk stüdyo albümü "Optimist "i 2021 yılında Interscope Records aracılığıyla yayınladı. Eğlence sektöründe adından söz ettiren çok yönlü bir aktördür. İlk oyunculuk deneyimini 2011 yılında komedi filmi "Bad Teacher" da öğrenci rolüyle yaşadı. İki yıl sonra, sırasıyla annesi Maggie Baird ve Jill D'Agnenica tarafından yazılan ve yönetilen "Life Inside Out" filminde başrol oynadı. Film çalışmalarının yanı sıra Finneas, "Modern Family" ve "Aquarius", Fox'un müzikal komedi-drama dizisi "Glee" de dahil olmak üzere çeşitli film ve televizyon projelerinde konuk oyuncu olarak yer aldı. 

Bu üretimi bol genç müzisyen/aktör/yapımcıyı, "Disclaimer" dizisi için hazırladığı müziklerle farkettim. Diziyi izlemediyseniz müziğiyle başlar, belki diziyi de izleyerek devam edersiniz.

Keyifli, yumuşacık bir pazar geçirmeniz dileğiyle,




Her daim öğretmeye azimli, inanç ve umutla dolu değerli öğretmenlerimizin 
Öğretmenler Günü kutlu olsun.



{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-







3 Kasım 2024 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 JOHANNES BORNLÖF



Johannes Bornlöf


İsveç'in Uppsala kentinde doğan Johannes Bornlöf, solo piyano, epik orkestra ve dubstep (elektronik müzik) gibi etkileyici sayıda türe uzanan müzik geçmişine sahip bir müzisyen. Daha iki yaşındayken ilk enstrümanı olan davul çalmaya başlamış. Johannes, 11 yaşındayken ağabeyinden piyano öğrenmeye başlamış ve liseyi bitirdikten sonra müzikle ilgili her şeyde uzman olmak için İsveç'in merkezindeki  Dala-Järna kasabasında bulunan stüdyoda çalışmaya başlamış. Bugün, yaşadığı evinden beste yapmaya devam etmekte. Müzisyenin yoğun çalışmalarının sonucunda beş parçası Spotify'da 20 milyondan fazla tıklanmış.  2016 ile günümüz arasında, "The 50 Greatest Epic Piano Pieces" dahil olmak üzere çok sayıda EP ve birkaç tam albümü yayınlanmış bulunmakta.

Pazar günü için, seveceğinizi düşünerek dinlendirici bir parçayı yayına aldım.

Keyifli bir hafta sonu diliyorum.




{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




Duyuru: Bir seyahatten dolayı 4-17 Kasım arası blogda yayın olmayacak. 




27 Ekim 2024 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ = JIMMY HEARTH




Jimmy Heath
(25 Ekim 1926 - 19 Ocak 2020)

Sahne adı "Little Bird" olan Amerikalı caz saksofoncusu, besteci, aranjör ve müzik grubu kurucusu Heath, 25 Ekim 1926'da Philadelphia, Pennsylvania'da doğdu. Basçı Percy Heath ve baterist Albert Heath'in kardeşidir. 1975'te kardeşleriyle birlikte "Heath Kardeşler" müzik grubunu kurdu. John Coltrane, Stanley Cowell, Benny Golson, Specs Wright, Cal Massey, Johnny Coles, Ray Bryant, Nelson Boyd, Miles Davis, Kenny Dorham, Gil Evans, Milt Jackson, Nancy Wilson, Gerald Wilson ve Art Farmer gibi önemli müzisyenlerle ortak çalışmalar yaptı. Heath başarılı müzik çalışmalarıyla üç defa Grammy Ödülü'ne aday gösterildi. 19 Ocak 2020'de yaşlılığa bağlı nedenlerden Loganville, Georgia'da 93 yaşında öldü.

Yayına aldığım parça, oldukça sakin bir pazar günü vaat ediyor. Gregory Porter' ın melodiye, suda yüzer gibi eşlik eden harika sesi ile çok şık bir tatil günü diliyorum hepinize.






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-






20 Ekim 2024 Pazar

PAZAR GÜNÜ MÜZİĞİ 🎵 DEBBIE WISEMAN




Debbie Wiseman

(10 Mayıs 1963)

İngiliz film, televizyon ve konser bestecisi, aynı zamanda şef ve radyo-televizyon sunucusu olarak da tanınan Wiseman, Londra'nın kuzeybatısındaki Belsize Park'ta doğdu. İlk öğrenimlerinin ardından Guildhall School of Music and Drama'da piyano ve kompozisyon eğitimi aldı, James Gibb ile piyano ve Buxton Orr ile kompozisyon çalıştı. Kraliyet Müzik Koleji'nde misafir profesör olan besteci, 2008 yılında Kraliyet Filarmoni Orkestrası'nın 60. doğum günü kutlamaları kapsamında prömiyerini yaptığı Different Voices" ı besteledi ve eser artık sıkça seslendirilmekte.

Film endüstrisine yaptığı hizmetlerden dolayı 2004 Yeni Yıl Onur Ödülleri'nde Britanya İmparatorluğu Nişanı Üyesi olarak atandı, Trinity College of Music ve Guildhall School of Music and Drama'nın Onursal Bursları ile ödüllendirildi. 2015 yılında Sussex Üniversitesi'nde Müzik Doktoru derecesine kabul edildi. Film ve televizyon film müziği çalışmaları sayısız ödül alan Wiseman'ın "Wilde Stories" albümü Grammy Ödülü'ne aday gösterildi ve 2003 yılında Channel 4 için yapılan bir dizi animasyon filminde kullanıldı. Wiseman'ın, Kraliçe'nin 95. doğum gününü kutlamak için çıkardığı "The Music of Kings and Queens" albümü, Helen Mirren ve Damian Lewis'in anlatımıyla, Haziran 2021'de piyasaya sürüldüğünde Birleşik Krallık Klasik listelerinde 1 numaraya yükseldi.

Bugün bir kadın besteciyi keyifle ağırladık. YouTube sayfasında çalışmalarını takip edebilirsiniz.

Sakin ve huzurlu bir pazar dilerim.






{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-