mucize etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mucize etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ekim 2021 Cuma

YAŞAMIN MUCİZELERİ/BÖLÜM 2







Bu evi sırf terasından dolayı satın almıştı. Göz alabildiğine yeşilliğe açılan manzara ve terasa değen ağaç dalları, eve adımını attığından itibaren kalbini doldurmuş ve buranın yeni yaşamına iyi geleceğini hissetmişti.

Müzik sektöründeydi, çocukluğundan beri notaların uçuştuğu bir evde büyüdüğünden bu sihirli dünyadan çıkamamış, üstelik çok iyi bestelere imza atarak, bir çok ödülle bu başarıyı taçlandırmıştı.

Evin büyük bir bölümünü stüdyo olarak düzenlemesine rağmen geri kalan alanda rahatlıkla yaşıyordu.

Sabah kalktığında hemen terasın kapılarını sonuna kadar açıp sevdiği müzisyenlerden birinin çalışmasını cd çalara koydu. Tabiattaki tüm canlılar özellikle kuşlar sanki eşlik ediyordu bu ezgilere. Kahvaltısını hazırladı, terastaki masaya tepsiyle götürdü. O esnada telefonu çaldı. Stüdyodan hazırladığı partisyon için arıyorlardı. Göndermeyi unuttuğunu hatırladı ve hemen kurye şirketini aradı.

Sürekli çalıştığı şirket olduğundan onu tanıyor ve ona öncelik veriyorlardı. Kurye gelene kadar kahvaltı için terasa çıktı. Dışarda mis gibi hava vardı. Çayından bir yudum almıştı ki kapı çaldı. Kuryelerin hepsi bahçe kapısının şifresini bilir ve eve girip kurye kutusuna bırakılmış evrakları alarak dağıtıma çıkarlardı. "Herhalde başka birisi bu" deyip, aşağıya indi.

Bahçe kapısını açtığında saçları turuncu renk, yüzü çilli ve kocaman gülümseyen bir kızın, elinde kaskı ve son model motosikleti ile beklemekte olduğunu gördü.

Gelen kurye, şirket sahibinin yeğeni idi. Şirket ziyareti esnasında tüm kuryeler dışarda ve en yakın kuryenin gelmesi bir saati bulacağından amcası yeğenine rica etmişti gitmesi için. Yeğen de gideceği yerin sevdiği sanatçı olduğunu duyunca seve seve kabul etmişti.

Böylece, bahçe kapısındaki karşılaşma birbirleriyle rastlaşmayacak iki insan için hoş bir sürprizi  gerçekleştirmişti. Gerisi onlara kalıyordu.









{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: kullanılan fotoğraf Yandexten alıntıdır.



24 Eylül 2021 Cuma

YAŞAMIN MUCİZELERİ/BÖLÜM 1














İkisi de uzun zamandır yalnızdı. İlişkilerinden canları yandığı için, aşka uzaktılar ama kader onlara sürpriz yapmak üzereydi.

Aynı gün ikisi de farklı dükkanlardan aldıkları kahve ellerinde, hızlı hızlı yürüyorlardı. Az sonra yollarının kesişeceği köşeye gelmişlerdi ki, bir araç yola fırlayan kediye çarpmamak için frene basınca o asfaltı kazıyan ses ortalığı inletti ve sokağın tam köşesine geldiklerinde ikisi de yola baktığından oldukça sıcak(!) bir çarpışma gerçekleşiverdi.

İkisinin de baştan aşağı kahve olmuş giysileri ve yüz ifadeleri o kadar komiklerdi ki aynı anda gülmeye başladılar.

Sonuç; iki yalnız insanın bir araya gelme mucizesi gerçekleşti.









{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: kullanılan fotoğraf buradan alıntıdır.




3 Mart 2019 Pazar

pazar günü melodisi 🎧






"Bu odada (sokakta, pencereden, yerde) gördüğüm herşeyin, bana ifade ettiği anlamı onlara ben verdim."





Yukardaki çalışma cümlesiyle güne başladım. Hepimiz doğduğumuzda sıfır bilgiye sahibiz. Günler, aylar, yıllar geçtikçe bir şeyler beynimizde ve kalbimizde şekillenir, anlam kazanır. Öğrendikçe gelişiriz, geliştiririz kendimizi. 

Bazen öğrendiğimiz şeyler dışına çıkmak zor ama mümkündür. Biraz çalışma gerektirir. Çocukluğumuzdan beri öğrendiğimiz "şey" leri, anlamlarının dışına çıkartmak, onlara oradan bakmak, hatta onları "anlamsızlaştırmak" çok yerinde bir hareket olur.

Hani bazen bir kelimeyi söylerken aniden ona yabancılaşırız, -siz de olur mu bilmem ama bende çok olur- o kelimeyi tekrarladığımızda boşluktaymışız gibi hissederiz. Yakaladığımız bu duyguyu zaman zaman yaşamımızdaki herşeye uygulamak, bilinçsizce oluşturduğumuz ve bazen fazlaca yüklendiğimiz zihnimize boş bir alan yaratabilir. Bir araç bakımı gibi zihnimizi de arada bakıma sokmak gerektiğini düşünüyorum.

Bu pazarın müziğini de, Sertab' ın daha önce dinlemediğim bir şarkısına ayırdım. Siz dinlemiş miydiniz?










{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




28 Haziran 2010 Pazartesi

sihirli değnek



Ah benim sevdalı başım...  gözlerim, ellerim, saçlarım, bedenim... büyük, koyu bir delik gibi yalnızlığım !

Zaman geçiyor, ıpıslak astığım çamaşırlar kuruyor, suladığım saksılarda başka yeni dallar, yapraklar, buzdolabı yiyecekle doluyor-boşalıyor... güneş bir batıyor, bir çıkıyor..
Bu yaz; herkesde bir mutsuzluk var.. gözlemliyorum. Blog komşularım, arkadaşlarım, asık suratlı komşular.. yemek vermek için çağırdığım kediler bile bir türlü yerlerinden kalkıp hareket etmek istemiyorlar..

Bulaşıcı bir keyifsizlik hali 2010 yazına damgasını vuracak gibi gözüküyor. Bir sihirli değnek lazım bizlere sanki. Sırf bu yüzden geçmişten bir kare koymak geldi içimden... neşeli, çocuksu zamanlara övgü niyetine.








{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: görsel M©MENT©S  arşivindendir.