Bu evi sırf terasından dolayı satın almıştı. Göz alabildiğine yeşilliğe açılan manzara ve terasa değen ağaç dalları, eve adımını attığından itibaren kalbini doldurmuş ve buranın yeni yaşamına iyi geleceğini hissetmişti.
Müzik sektöründeydi, çocukluğundan beri notaların uçuştuğu bir evde büyüdüğünden bu sihirli dünyadan çıkamamış, üstelik çok iyi bestelere imza atarak, bir çok ödülle bu başarıyı taçlandırmıştı.
Evin büyük bir bölümünü stüdyo olarak düzenlemesine rağmen geri kalan alanda rahatlıkla yaşıyordu.
Sabah kalktığında hemen terasın kapılarını sonuna kadar açıp sevdiği müzisyenlerden birinin çalışmasını cd çalara koydu. Tabiattaki tüm canlılar özellikle kuşlar sanki eşlik ediyordu bu ezgilere. Kahvaltısını hazırladı, terastaki masaya tepsiyle götürdü. O esnada telefonu çaldı. Stüdyodan hazırladığı partisyon için arıyorlardı. Göndermeyi unuttuğunu hatırladı ve hemen kurye şirketini aradı.
Sürekli çalıştığı şirket olduğundan onu tanıyor ve ona öncelik veriyorlardı. Kurye gelene kadar kahvaltı için terasa çıktı. Dışarda mis gibi hava vardı. Çayından bir yudum almıştı ki kapı çaldı. Kuryelerin hepsi bahçe kapısının şifresini bilir ve eve girip kurye kutusuna bırakılmış evrakları alarak dağıtıma çıkarlardı. "Herhalde başka birisi bu" deyip, aşağıya indi.
Bahçe kapısını açtığında saçları turuncu renk, yüzü çilli ve kocaman gülümseyen bir kızın, elinde kaskı ve son model motosikleti ile beklemekte olduğunu gördü.
Gelen kurye, şirket sahibinin yeğeni idi. Şirket ziyareti esnasında tüm kuryeler dışarda ve en yakın kuryenin gelmesi bir saati bulacağından amcası yeğenine rica etmişti gitmesi için. Yeğen de gideceği yerin sevdiği sanatçı olduğunu duyunca seve seve kabul etmişti.
Böylece, bahçe kapısındaki karşılaşma birbirleriyle rastlaşmayacak iki insan için hoş bir sürprizi gerçekleştirmişti. Gerisi onlara kalıyordu.
|)__)
-”-”-