15 Ocak 2018 Pazartesi

Bipolar 8




İlgili resim




Ambulansın acı çığlığı artık susmuştu, hastahanenin bahçesine giriş yapmışlardı. Evraklar dışarda babası tarafından imzalanıp, hastanın ilgili doktora devredilme işlemleri de tamamlanınca ambulanstan indiler. İlacın iyice etkisini gösterdiği Nazlı, adımlarını atarken oldukça yavaş hareket ediyor, hemen yanında Öykü kolundan tutarak, ona yumuşak sözlerle destek veriyordu.  

Bekleme odasına girip oturdular yanyana, bu arada Nazlı' nın babası ödeme işlemleri için koşturuyordu. O esnada Nazlı' yı çağırdılar, hemen Öykü' de yanında içeri girdi, kendini tanıttı. Hasta ile bir önceki geceden itibaren birlikte olduğunu, gece ve gün içerisinde yaşananları, uykusuzluğu, alınan ilaçları, Nazlı' nın atak ve hastahane geçmişini bildiği kadarıyla anlattı. Doktor o anda iyice uyuşmuş ve sorularına net cevap veremeyip kekeleyen, duraksayan hastasının kendisine yardımcı olamayacağını anlayınca Öykü' nün verdiği bilgileri not etmeye başladı. 

"Hemen yatışa alıyorum hastayı" dedi, "Sizce kaç gün olabilir bu yatış" diye sordu Öykü. "Verilecek ilaçlar ve kan tahlilleriyle, yapacağımız sohbetlerle belirlenecek ama 10 gün diye düşünüyorum şimdilik" dedi doktor. Görüşme bitip de, yatış işlemleri için çıkarken, Öykü hızlıca odaya dönüp, bu hastahanedeki hastaya davranış biçiminin nasıl olduğunu sordu ve açıklamasını da Nazlı' nın en son kaldığı hastahanedeki kötü davranışlar nedeniyle çok korktuğunu ifade etti. Doktor, burda değil kötü davranışın, hastaya yüksek sesle bağırmanın bile yasak olduğunu, bunun için soruşturma açılabileceğini söylerken, keşke o hastahaneyi şikayet etseydiniz diye de ekledi.

Yatış işlemleri yapıldı ve Nazlı' yı kalacağı odaya getirdiler. Kendine ait tuvalet-banyosu, televizyonu, yatağı, iki koltuk ve sehpası, buzdolabı bile vardı. İlk anda bu konforu göremeyen Nazlı, gözleri ağlamaklı "Burda mı kalacağım şimdi?" diye sordu. Öykü hemen atıldı "Tatlım ilaç değerlendirmesi yapacaklar. Belki eski doktorunun hatası vardı ama senin mutlaka alman gereken bir ilaç listende yok maalesef. Senin vücudun ve beynindeki etkileşimi takip etmeleri için burda seni gözlemeleri şart. Hem bak burası otel odası gibi, hiç merak etme ziyarete de izin verdiklerinde hemen geleceğim. Şimdi biz babanla eve gidip sana neler gerekli onları alıp tekrar geleceğiz. Gel liste yapalım seninle" dedikten sonra listeyle beraber dışarı çıkıp bir taksiye binip eve gittiler. 

Evden hemen toparladıkları eşyayla tekrar gerisin geri hastahaneye geldiklerinde, Nazlı' nın koluna serum takıldığını ve hareketlerinin daha da ağırlaşıp, uyku pozisyonuna girdiğini görünce, hızlıca eşyalarını yerleştirip, yatağa yatırıp çıktılar. 




(devamı var)




{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-






not: gif buradan alıntıdır.





20 yorum:

  1. Momentos, çok tatlısın biliyor musun? Yazdıkların yaptıklarının binde biri aslında... Şahane birisin sen. Çok seviyorum seni. Hasretle kucaklayıp, hooop diye döndürüyorum:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duygular karşılıklı :) Her yaşanan, insanın önüne farklı bir pencere açıyor, iyi de oluyor ya.. o pencerelerden manzara farklı, renkler farklı, gelen sesler farklı, çok şey katıyor. Ben de seni seviyorum canım <3 :)

      Sil
  2. Bu seri güzel gidiyor. Devamını merakla bekliyorum. Kaleminize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sıkmadan devam ediyorsa ne iyi, sonuçta sağlıktan bahsediyoruz. Teşekkürler <3

      Sil
  3. Çok güzel devam ediyor, severek takip ediyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz Aktüel :) devam etmek için ilham veriyorsunuz, teşekkürler :)

      Sil
  4. Merhabalar.
    Babası ve arkadaşı Öykü nezaretinde Nazlı hastaneye yatırıldı. Nazlı'ya acil şifalar dilerim. Bir hastanın hastanede kaldığı odası da gerçekten çok önemli. Öyle hasta odaları var ki;2,3,4 ve 6 yataklı odalar halinde. Hadi 2 yataklı oda neyse, 3 ve daha fazlasının kahrı çekilmiyor. Bir de hastaların anlayışsız ve cahil refakatçisi varsa, bırakın hastanın şifa bulmasını daha çok hasta oluyor. Ben bu olumsuzlukları çok yaşadım. Hastane koğuşlarında çok refakatçi olarak kaldım. Anladığım kadarıyla Nazlı'nın tek kişilik bir hasta odasında kalacak olması onun ve yanında kalacak olan refakatçisinin iyiliğinedir. Maalesef hastanelerimizde her zaman böyle tek kişilik hasta odasını denk getirmek biraz zordur. Çok iyi hatırlıyorum. 6 kişilik bir odada kanser tedavisi gören bir yakınımın refakatçisiydim. Bereket, 6 kişilik odayı paylaştığımız odada kalan bir hastanın haricinde pek bir sorun yaşamamıştık.

    Hikayeniz akıcı ve sürükleyici bir kalem tekniğiyle ve güzel gitmekte. Kaleminize ve yüreğinize sağlık ve mutluluklar dilerim. Selam ve dualarımla.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz Recep bey,
      Ziyaretiniz, sizi blogda görmek çok memnun ediyor beni, sağolun.

      Bu tür hastaların yanına kesinlikle refakatçi alınmıyor, tamamen hastahane personeli ve doktoru ile başbaşa kalıyor. Hatta odalarında izlemek için kameralar da mevcut. Tabii her hastahane bu konfor ya da tutuma sahip değil maalesef. Daha önce yattığı hastahanelerde kötü davranış, itip kakma, en küçük insani ihtiyaç (mesela tuvalet kağıdı) talep edildiğinde hakaretle cevaplama vs gibi bir çok şey yaşamış, dolayısı ile en son kaldığı yer ona otel keyfini yaşattığından ve belki de hastahaneye götürülüş şekli de oldukça insani şekilde gerçekleştiğinden tedavi sürecine cevap vermesi çabuk oluyor.

      Hatırlıyorum bahsettiğiniz şeyleri, annem kanserden yeni ameliyat olmuş ve herşey yolunda giderken, durumu çok kötü, ölmek üzere olan bir hastayı aynı odaya koymuşlardı da, onun ağrıları karşısında haykırmaları, feryatları tüm hastaların moralini yerle yeksan etmişti :(
      Dilerim herkesin sağlığı tam ve yerinde olsun.
      Beğeniniz ve yorumunuz için çok teşekkür ederim. Saygılarımla,

      Sil
  5. ben kayboldum bu blog ta süpersiniz devamını çok merak ettim ama ben başa gidip diğerlerini de okumalıyım tebrikler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz :) çok teşekkür ederim, beğeniniz çok mutlu etti. Keyifli okumalar diliyorum. Yürekten sevgiler,

      Sil
  6. Çok çok önemli bir konuda ne güzel öyküleme;muhteşem, kutlarım Sevgili Momentos...Bipo yazısından tanıştığım yazar bir genç kadını izliyorum facebookda.Çok seviyorum kendini;cesur ve yüreklice yazılarını ,dil zenginliğine de hayranım.Atak geldiğinde hastaneden bile yazabilen biri...Acısını yüreğimde hissediyorum,keşke diyorum yakınıda olabilsem elini tutabilsem...O'nun yaşadıklarını öykünde hissettim,kolay gelsin...Çok sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim sevgili Arzu. İnsan yaşadıklarını, genişleterek resmedebiliyor sanırım. Benim yapabildiğim dokunabildiklerimi, hissedebildiklerimi, izlediklerimi aktarmak. Belki bir yerde birilerine faydam, yeni bir bakış açısı oluşturabilirsem ne ala.
      Atak geçiren insanları da bu tür şeylere teşvik ediyorum. En iyi onlar aktarabilir çünkü nereye yolculuk yaptığını.
      Teşekkürler ve sevgiler :)

      Sil
  7. Yedikule'deki hastaneyi duydum. Şimdi, bizim hastanelerimizdeki yaklaşımlarla uzaktan, yakından ilgisi olmayan, asla kıyaslanamayacak kadar insan değeri biliyorlar orada çalışanların tümü. Zaten sağlık sistemimizde ipin ucu kaçtı. Ancak zengin olursan şansın var biraz. Yoksa halkımız çok konuda mağdur resmen. Farkındalığa ihtiyacı var milletimizin Sezer'ciğim. Eline sağlık canım. Sevgimle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilinçlenmek şart. Minik bir bilgi bazen hayat kurtarıyor ya da hastahanedeki prosedürü kolaylaştırıyor. Teşekkürler Ececiğim.

      Sil
  8. hadi barik iyileşsin yazık onaaaa :)

    YanıtlaSil
  9. Baya sardı beni :))Devamınu merakla bekliyorum canım 😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Planlarıma göre 10 da bitiricem inşallah.. Sağol ziyaretin yorumların için :))

      Sil
  10. Çok güzel seri oluyor gerçekten çok güzel heyecanlı ve sürükleyici gidiyor emeğine yüreğine sağlık canım benim hemen devamına gidiyorum 😊❤

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yüreğine dokunduysa ne güzel :) çok sevindim. Yürekten sevgiler yolluyorum :))

      Sil

{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...