Mitolojik hikayede, Kıbrıslı heykeltraş prens Pygmalion, fildişinden bir heykel yontar. Galateaadını verdiği eserine de bitirir bitirmez aşık olur.
Beklentilerine uygun davranarak onu canlı bir kadın gibi sever, okşar, öper. Heykele duyduğu saplantıyı farkeden Tanrıça Aphrodite, Galatea' yı canlandırır ve yontucusuyla aşk yaşamasını sağlar.
''Kendini gerçekleştiren kehanet'' olarak literatüre geçen bu terim,
beklenti yansıması olarak da tanımlanabilir. Bir nesne, kavram ya da
kişiye olan beklenti ve tutumlarınız eğer algıya dönüşürse kesinlikle
gerçekleşecektir. İmkansız bile gözükse,
herkes hayallerini gerçeğe dönüştürebilir.
Sabah ve akşamüstlerinin yavaş yavaş bedenimizi ürperttiği zamanlardayız artık. Ancak bazen yaptığım meditasyonlardaki betimlemelerin tam olarak karşıma çıkmasından da tatlı bir şaşkınlık ve ürperti yaşamaktayım açıkça söylemem gerekirse.
Çekim yasası diyebilirsiniz ya da tam istenilen anda Tanrı katından sesimizin duyulması, her ne olursa olsun, bir şeylerin gerçekleşmesi mucize gibi geliyor bazen.
Şu aralar hayatımda bir defter kapanıyor ve yepyeni başka bir defter açılmak üzere. Kapanacak defterin içindeki her bir objeye, insana tek tek teşekkür ediyorum. Yaşadığım eve, bahçeye, toprağa, ağaca, çiçeğe, kuşa, börtü-böcek ve komşular dahil herşeye, herkese.
dut ağacı, saksıda bodrum mandalina ağacı ve begonvil
arkada ev - önde dut ağacı
Salonun hemen önünde böyle bir ağaç nasip olduğu için teşekkür ediyorum hayata. Yaz güneşinin kızgın ışınlarından beni koruyan dallarına ve tüm yapraklarına. Meyvelerinin lezzetine, begonvilin renklerine, bol çekirdekli mandalinanın enfes kokulu tadına, kuşların şarkı söyleyerek bahçeye konmasına, topraktan çıkan, pişirilebilecek tür otlara, böyle bir eve ve herşeyin tadını çıkartabilecek sağlıktaki kendime...