Yaz mevsiminde hangi sokakta yürürse yürüsün, evlerin mutfaklarından burnuna gelen kızartma kokuları, onu yürüyen bedeninden alıp çocukluğuna, annesinin yaşadığı zamanlara götürüyordu.
Kızartma demek anne demekti onun için. En iyisini, en lezzetlisini üstelik bir çırpıda yapıverirdi annesi. Onun yaptığı her yemeğin hakkını verir, tek lokmasına kadar bitirirdi tabağındakileri. Ve "eline sağlık, enfes olmuş" derdi. Bir anne için çocuğunun doyması ve ardından da bu altın cümleyi söylemesi elbette tüm yemeklerden daha doyurucuydu. Bir kızartma kokusu hayatının anılarını elinden tutup getiriyordu işte tam karşısına.
Kokulara daha fazla dayanamadı, köşedeki manavdan biber, patlıcan, kabak alıp diyeti bozmak üzere eve doğru yollandı.
{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-
not: görsel, youtube.com dan alıntıdır.
yaz mevsiminde yapılan karışık kızartmanın ayrı bir yeri oluyor benim için de :) afiyet olsun.
YanıtlaSilmaviye iz süren hoş geldiniz,
SilHem kolay, hem de günü kurtaran bir yemektir. Herkese şifa olsun yedikleri :A :)
Kızartma bana da hoş hisler verir. Tadının verdiği hisler de cabası :)
YanıtlaSilİlkay merhaba,
SilSokakta yürürken görünmez bir şey insanı ele geçiriveriyor aniden. Bu bana inanılmaz büyülü geliyor. :)
Çocukluğumuzun vazgeçilmeziydi sanırım. Artık iyice azalttım, nadiren yiyorum. :) Fazla yağlı ya da baharatlı şeyler ağır geliyor.
YanıtlaSilDuygu Özkan merhaba,
SilEvet bir çırpıda hazırlanan lezzet üstü bir yemekti. Çoook uzun zamandır yapmıyorum hiç, ancak bir yerde denk gelirsem tadına bakıyorum. :)
Aynı durumda benzer duygulara kapılıyorum ben de Momentos:))
YanıtlaSilSevgili Yıldız merhaba,
SilAh değil mi yaa :) :A
Yemek kokularının verdiği duygu bambaşka :T
Çok iyi yapmış bence ;)
YanıtlaSilGeçenlerde okudum; diyor ki akdeniz diyetinin en sağlıklı diyet olduğu söylenir ama onu sağlıklı yapan aslında ne yendiği değil nasıl yendiğidir. Akdenizde yemekler birlikte, yavaş yavaş sohbet ede ede yenir, sağlıklı olan odur..
Hakikaten geçenlerde beni “aman ceren almanyada bir sürü türk marketi var nasıl almazsın zeytin peynir” diye eleştirdiler, ben de tam bu nedenle işte dedim simit de var zeytin de ama onu o yapan sohbet yok, keyif çayı içecek adam yok :)))
Canım C.,
SilÇok haklısın, o sofralarda giden boş bardakların, çayla dolup gelmesiyle, dolapta köşede unutulmuş reçellerin ya da acukanın eklenmesiyle daha da zenginleşen sohbetlerin yerine koyacak bir şey yok. Bu sene bitmeden yenisi nasip olsun inşallah :A :D
Bence de çok iyi yapmış:)
YanıtlaSil