Fırından yeni çıkmış "Brutti ma Buoni" (çirkin ama lezzetli) kurabiyelerin kokusu her tarafı sarıyor. İçinde un olmayan şeyler tüketme çabası, bana Google' da bir sürü sayfaya sörf yaptırdığından, sonunda uygun tarifler bulup, hemen uygulamaya geçiyorum. Tarifini yazının sonunda vereceğim.
Pazar günlerinin, uzun zamandır bende ayrıcalığı yok. Çalıştığım zamanlarda, haftasonu tatilinde yapacak şeyleri bir hafta öncesinden planlamaya bayılırdım. Şimdi ise haftanın her günü, her şeyi yapabilirim ya da yapmayabilirim. Yaşam enteresan bir döngü, gençliğinde yapmak istediklerin oldukça fazla oluyor ama okul-iş buna fırsat tanımıyor. Sonrasında tüm zamanlar senin oluyor, bu sefer de ya keyfin olmuyor, ya hayatın sana bazı sürprizlerinden başını alamıyorsun, ya paran olmuyor, ya da eski iştahın kalmıyor.. (ya da' ları çoğaltmak mümkün)
Geçen gün birden bir an hatırladım. Aniden geldi gözümün önüne. Bir arkadaşım çok kilit noktada birinden bahsetmiş, telefonunu da vermiş, üstelik benden de ona bahsettiğini söylemiş, "mutlaka aramalısın, birlikte bir şeyler üreteceğinizi düşünüyorum" demişti. O kağıt parçası uzun süre durdu ajandamın arasında, eminim hala duruyordur. Ama aramadım.
Şimdi ise bu dönüm noktasını değerlendiremediğimi görüyorum. Ne ilginç, kimbilir arasaydım şu an ben de, onun olduğu yerde olurdum. Hayat cidden dönüm noktalarından ibaret. Neyi istediğimizi belirlemek ve korkmamak gerek. Eski dönem ebeveynleri, yokluk zamanlarından geçtikleri için daha garanticiydiler, çocuklarının yapmak istediklerini belki de korkularından engelleyerek, pasifize ettiler. Eminim ki, yine de kafasındaki düşüncelere ve isteklerine inatçı şekilde tutunanlar, istedikleri şeyler konusunda kendi son sözlerini söylediler. Ama mutlu, ama mutsuz oldular.
Tüm bunların yanında bir duygu var ki, ne olursa olsun hiç kaybetmek istemeyeceğimiz, belki de bizimle olduğu için şükran duyacağımız bir duygu, o da "neşe". Geçenlerde bir arkadaş, okuduğu kitaptan bir paragraf paylaştı:
"Yavaş yavaş müzik ve onunla birlikte yaşamımın ilk yıllarında eşlik etmiş olan neşe de yok oldu. Neşe, evet, en çok özlediğim şey bu olmuştur. Sonraları mutlu oldum, ama mutluluk neşenin yanında, güneşin yanında bir elektrik lambası gibidir. Mutluluğun hep bir nesnesi vardır, birşeyler yüzünden mutlu olunur, varlığı dışardan bir olaya bağımlıdır. Oysa neşenin nesnesi yoktur. Belirgin olmayan bir nedenle sarar seni, varlığı güneşe benzer, kendi yüreğinin ısısıyla yakar."
Bu yazıyı okuduğumda birini anımsadım. Umarım kısa zamanda içindeki neşe kaynağına ulaşacak bir şeyler yaşar. Umarım... İyi pazarlar.
*Brutti Ma Buoni Tarifi:
Yarım kg kavrulmuş kırık fındık (yer fıstığı da olabilir, pastacılıkta pirinç fındık diye geçiyor adı kırık fındığın)
150 gr pudra şekeri
1 paket vanilin
3 yumurta beyazı
Yapılışı:
-Yumurtalar oda sıcaklığında olup, yumurta akları derin bir kapta 5-6 dakika, krema kıvamına gelinceye kadar çırpılacak.
-Başka bir kasede kırık fındıklar, pudra şekeri, vanilya karıştırılacak.
-Bu kuru karışımın üzerine çırpılmış yumurta akı katılıp, kaşıkla yavaş yavaş ama iyice karıştırılacak.
-Tepsilere yağlı kağıt koyup, tatlı kaşığı ile küçük parçacıklar alınıp, küçük bezecikler şeklinde konulacak. Bu bezeler yamru yumru olabilir ama çok büyük olmasın.
-Önceden 130 derecede ısıtılmış fırında 50 dakika pişecek. Bezeler kolayca parçalanmadan ve ağdalanmadan yağlı kağıttan çıkacak gibi olduğunda, fırının düğmesini kapatıp, kapısını aralık bırakıp 20 dakika soğusun diye fırının içinde bekletiyoruz. Afiyet olsun.
|)__)
-”-”-
not: fotoğraf M©MENT©S' a aittir.