26 Ekim 2010 Salı

arkası yarın 4


*********************


Juan, kendisini hastahane kapısında taksiyle bekleyen Ramon' a doğru yürüdü, araca bindi. "Bay Sanchez gitmemizi söyledi. İkimize de teşekkür etti", nefes aldı ve "ne geceydi ama... bayanı eve davet ederken hiç böyle şeyler olacağını tahmin etmezdim" dedi. "O kadını istasyondan aldığımda bir gariplik sezmiştim ben" diye mırıldandı Ramon. "Ne gibi?", "Kadınla aynada göz göze geldik, yüzü bembeyaz kesildi birden", "ah Ramon yine mi oyundan makyajını temizlemeden çıktın?", "Hava yağmurlu diye taksi durağından sürekli anonslar yapıyorlardı yolcu var diye. Ben de çıkmak zorunda kaldım.", "Eh desene her şey yerli yerine oturuyor. Kadın belki de istasyondan itibaren, yüreğindeki ürkek kuşla geldi bay Sanchez' in evine kadar", "Aynen öyle olmuş" dedi Ramon ve sonra başka konulardan konuştular eve kadar.


Hastahanede bay Sanchez Mar' ın yanında, uyanmasını bekliyordu. Hemşire odaya girdi ve son damlaları kalmış serumu çıkardı. Bu arada Mar gözlerini açtı, etrafına bakındı. Hemşireye teşekkür etti.  "Geçmiş olsun Mar" dedi Bay Sanchez. Sesin geldiği yöne doğru döndü ve yatakta doğrulmaya çalıştı. "Teşekkür ederim" cevabı aynı zamanda kimsiniz der gibiydi. "Ben Sanchez" dedi ona doğru yaklaşarak. Mar, şaşkınlığını belirten ifadeyle "Bay Sanchez mi? diye sordu. "Daha doğrusu oğul Sanchez desek daha iyi olur, adım Luis" elini uzattı. Tokalaştıktan sonra Mar, "Bu çok hoş bir sürpriz oldu" dedi gülümseyerek. "Kendinizi daha iyi hissediyorsanız artık eve gidebiliriz, yorgun olmalısınız. Güney Amerikadan geldiniz ve epey de macera yaşadınız, üzgünüm. İstasyona sizi almaya gelmek üzere yola çıktım ama yağmur nedeniyle yolda kaza oldu, geciktim. Üstelik anne ve babam da başka şehirde oturan dayımın rahatsızlanması sonucu oraya gitmek zorunda kaldılar, çok özür dilediler sizden. Neyse devamını evde konuşuruz. Hazırsanız gidelim" dedi ve Mar' ın omuzuna dokundu. Mar, bu dokunuşla bütün vücudunun ürperdiğini hissetti ama çok yorgun olduğundan üstünde durmadı.

Eve vardıklarında, Luis hemen odasını gösterdi ona. Ve ertesi sabah kaçta isterse uyanabileceğini söyledi.  İyi geceler dilediler ve Mar, kendini mis gibi kokan çarşafların içine bıraktı.

*******************




Sabah erkenden uyandı. Deliksiz uyumuştu. Camdan dışarı baktığında pırıl pırıl, güneşli bir hava ve çiçeklerle dolu yeşil bir bahçe gördü. Akşam yağmur, şimşekte hiç farkına bile varamamıştı. Kısa yeşil tahta çitlerle çevrelenmiş, minik heykellerle süslenmiş oldukça bakımlı bir bahçeydi. Giyinip odasından dışarı çıktığında, hafif bir müzik geliyordu salondan. Tam mutfak kapısına geldiğinde, o anda da Luis mutfaktan çıkıyordu çarpıştılar. "Ah affedersin" dedi Mar. İkisi de gülümsedi. Birden, Luis gülümseyince yüzünün ne kadar aydınlandığını farketti Mar ve içi ısındı. Kahvaltı masasına geçtiklerinde ailelerinin birlikte ne güzel günler geçirmiş olduklarını konuştular. Mar' ın dedesinin dedesi, ailesiyle daha iyi yaşam koşulları için Güney Amerika' da Arjantin' e göç etmişlerdi. İlk zamanlar sıkça haberleşiyorlar, bazen yol uzak olsa da tek tük gelen giden oluyordu. Zaman geçtikçe yaşlılar hastalanmaya, ölmeye başlayınca haberleşmede sekteye uğramıştı. Mar' ın dedesi, çocukluğunda hikayelerini duyduğu Sanchez ailesiyle ilgili tüm bilgileri derlemiş toparlamış ve İspanya' da bir zamanlar köklerinin büyüdüğü La Coruña şehrine yola çıkma hazırlıkları yaparken bir rahatsızlık geçirmişti. Bir süre hiç bir yere kıpırdamadan yatması gerektiğinden, Mar bu işi seve seve üstleneceğini söyledi dedesine ve gerekli hazırlıklara başladı. Adresler, yazışmalar, uçak biletleri, İspanyaya indikten sonra kullanılacak ulaşım araçları, tüm bilgiler tamamlanmış ve yola hazırdı. Sanchez ailesi, Fernandez ailesinden Mar' ı ağırlamaktan çok memnun olacaklarını yazmışlardı mektuplarında.

Derken dün gece olanları konuşmaya başladılar. Mar, onca yoldan ve havanın şartlarından iyice sersemlediğini, sonra bindiği taksideki adamın yara izini ve sert bakışlarını, sonra evin kapısının açılmasını beklerken arkasında bir ses duyup irkildiğini ve yan komşunun davetini artık reddemeyecek hale geldiğini, ardından eve girince mutfaktaki annenin bir türlü yanlarına gelmemesinden onun gerçek olup olmadığını düşündüğünü, sonra çay içince içinin ısındığını ve kendinden geçtiğini  ama gecenin bir yarısı uyanınca tamamen yabancı bir odada bulup, üstelik de kapısının açılmamasıyla panik atak rahatsızlığının had safhaya ulaştığını ve artık son kez yine kendine geldiğinde o taksici ve adamla aynı takside nereye gittiğini bilmediği bir yoldayken işlerin iyice çığrından çıktığını bir çırpıda anlatıverdi.

Luis ise taksici Ramon' un aslında şehir tiyatrosunda oyuncu olduğunu ama ek iş olarak da taksicilik yaptığını, bazen oyundaki makyaj ve giysilerle göreve çıktığını, yan komşuları Juan ve annesinin ise çok iyi insanlar olduklarını, zamanında çok varlıklıyken iflastan sonra kendilerini ancak idare edebildiklerini,  baba Sanchez' in onlara yardım ettiğini anlattı.

Kendi çocukluklarına ait detaylara indiler, bir iki fotoğraf albümü de karıştırdılar. Çok sıcak bir sohbet olmuştu. Kahvaltı bittiğinde, Luis ona şehri gezdirmeyi önerdi. Akşama anne babası da dönüyorlardı ve şehrin en güzel restauranında yemek için rezervasyon yapılmıştı. Arabaya binip, şehrin yağmurla yıkanmış sokaklarında keşfe çıkmış iki çocuk gibi neşeyle yola koyuldular.


(devamı gelecek)


{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-





not: görsel Google'dan alıntıdır.


4 yorum:

  1. Merakta kalmamak için, 2 yazı eklensin diye bekledim :))
    Mar ile Luis ufaktan kaynaşıyorlar sanki :))
    Hadi hayırlısı ;)

    YanıtlaSil
  2. Momentos, çabuk daralan bir bünyeye sahibim.. Öyle böyle değil.. Uzun romalara hemen girişemem misal... Öykücüyüm. Öykü, deneme okumayı severim.

    Şimdi siz böyle arkası yarınlı öykülere girişince, eyvahh, iki günde ben Momentos'u okumayı bırakırım demiştim demesine ama öyle olmadı biliyor musunuz? İlgiyle okumaya devam ediyorum:)İlginç...

    YanıtlaSil
  3. Haydi bakalım.. bu arkası yarından sonra da bir düğün mü olacak ne? :)))) değil mi Müge :)

    YanıtlaSil
  4. HayalKahvem,
    Valla ben de şaştım şimdi bu işe... öyküyü böyle uzatırken, o endişeyi ben de taşıdım ama bir kere başladın momentos devam et bakalım dedim. Helal olsun size diyorum :) ve de teşekkürler...

    YanıtlaSil

{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...