8 Aralık 2016 Perşembe

Son/bahar gezisi


• * ° ♫ ♫ ♫ . • ♫ * ° ♫ ♫ ♫ ¸ .


 Geç sonbahar gezisi için Kuşadası ve yakın bölgesini seçtik.

Hava bulutlu ama güneş aralardan yüzünü gösteriyordu.













 Baloncu rüzgara eğilen balonların,

 insanların yolunu kesmesini, satış fırsatı olarak görüyordu, :)
 Dilek Yarımadasında bir tanıdığın evini ziyaret ettik.
 Daha önce güllerle bezenmiş dallar, sonbaharın çıplaklığına teslim olmuş.
Ev tam tepede, geniş bir bakış açısına sahipti.










Kareye sığdırabildiklerim.
      

Daha sonra Davutlar' da Değirmen Tesislerine uğradık.

Kış mevsiminden bu yer de nasibini almış ve hizmette olan bölümleri epey azaltılmış.


 Görkemli bir restaurant.
 Fırını, marketi, zeytinyağı müzesi gibi bir çok alanı mevcut.
 Değirmen
Müze binasının uzaktan görünümü
Dış alanda sergilenenler,



Müze girişi

Muhteşem kapısı

Giriş detayları,

En sevdiğim ağaç

Kapıdan detaylar,


Oyma detayları


Ve sonunda gün kendini dağların arkasında saklamaya başladı.









Gün, kızıllığını bize teslim ettiğinde, geceye doğru yol aldık.









{ಠ,ಠ}

|)__) 
-”-”-









not: Yazıda kullanılan görseller M©MENT©S' a aittir.






16 Kasım 2016 Çarşamba

önyargı









”Dünya’nın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!... Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?” 

Sabahattin Ali










{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-










not: Kullanılan görsel buradan alıntıdır.






3 Ekim 2016 Pazartesi

ayrılık mektubu









"Gerçek soru; ölümden sonra yaşamın var olup olmadığı değil, 
ölümden önce senin hayatta olup olmadığındır."



Ne kadar zamandır bu bankta oturuyordu hatırlayamadı. Elinde iki sayfa mektup öylece kalakalmıştı. 

20 sene evli olduğu adam onunla görüşmesinde tek kelime edememiş ve eline bu mektubu vermişti. Çok önceden hazırlandığı belli olan davranışları, karısından gelebilecek her tür hakaretamiz tavıra karşı gardını almış hali, oldukça dostane bir hareket ve "Güle güle git, özgürsün" cümlesi karşısında büyük şaşkınlık yaşamış, mavi gözlerini kocaman açarak "Gerçekten mi?" diyebilmişti.

Ne yapılabilirdi ki, gitmeyi gerçekten kafasına koymuş ve ruhen zaten uçuşta olan birini zorla tutmaya çalışmak ne ifade edebilirdi ki? 

Ama çok hem de çok kızgındı ! Ne kadar zamandır rol yapmaya çalıştığını düşündüğünde bazı sahneler, bazı yazılı ve sesli mesajlar bu adamın kocaman bir yalancı olduğunu gösteriyordu. Oysa karşılıklı "bir gün bıkar, sevmekten vazgeçerlerse bunu mutlaka birbirlerine söyleyeceklerini" konuşmuşlardı. 

Hayat bu komik sahnelerden ibaretti galiba, kendini durmadan yalanlayan insan denen varlık gerçekten ne zaman farkedecekti iç dünyasının realitesini ve bunu en önce kendine yalan söylemeden ifade edebilecekti.

20 yıl öncesinde kendine bir mektupla evlenme teklif eden adamdan, şimdi yine bir mektupla ayrılma teklifi alıyordu. 

Bu ayrılmanın hangisi üzerinde nasıl bir etki yaratacağını, hayatını nasıl etkileyeceğini şimdiden bilemeyiz ancak sözcüklerin dağarcığında yoğrulmuş, duygu ve isteklerini gün ışığı kadar net ifade edebilen birinin yeni yaşamında pek de tökezlemeyeceği aşikardır.

O' na yolunun aydınlık ve sevgi dolu insanlarla örülü olduğunu söylemek yeterlidir !





{ಠ,ಠ}

|)__) 
-”-”-