9 Şubat 2017 Perşembe

denizi olmayan yer (*)









Serin bir yaz günüydü, hani “limonata serinliği” derler ya işte öyle. Evler dar geliyordu ona, belki sokaklar da.

Bir lambanın altında durup sigarasını yakmak istedi. Ama sonra sigara kullanmadığını hatırladı, ne komik bir durumdu. Seyrettiği filmlerden etkilenmişti besbelli. Filmdeki adam sigarasını, bir kaşı kalkık hem etrafa, hem ateşe bakarak yakar ve derin bir nefes aldıktan sonra kibriti ahenkli salınımlarla söndürür ve maalesef yere atardı. O an bir kadın geçerdi ordan ve gözleri adamda takılı kalarak adımlarını atardı. Adam, kadının arkasından kaybolana kadar bakar ve sonra yoluna devam ederdi.

Adam da yokuş yukarı devam etti, kaleye doğru. Yolu bozuk taş sokaklarda bir müddet yürüdü. Sokak taşlarının arasından inatçı otların, minicik çiçeklerin hayat çırpınışlarını fotoğrafladı. Yetmedi; evlerin bedenlerini, elbiselerini, ayaklarını, ellerini, şapkalarını.

Kalenin en tepe noktasında bir yerlere baktı elini siper ederek. Ordaydı, görüyordu. İnanmaz bakışlarla beraber, istem dışı ağzı açıldı ve öylece kaldı. Nasıl olurdu ki bu? Burası onun bildiği şehirse, o zaman bu bir halisünasyon değil de neydi? Acaba iyi miyim, diye kendini tokatladı, kolonyalı mendil çıkardı boynunda gezdirdi. Yok, yok ordaydı hala.

Fotoğraf makinesine hapsetmesi gerekiyordu, deklanşöre arka arkaya bastı. Bu onu biraz olsun rahatlattı ama oraya gitmesi gerektiğini hissetti birden. Toparlandı ve dar yokuş sokaklardan büyük gürültülerle koşmaya başladı. Ne kadar koştuğunu hatırlamıyordu ama bi türlü yol sona ermiyordu.

Yokuşun sonuna geldiğinde arabasına bindi ve kararlılıkla gaza bastı. Biliyordu ordaydı. Korkmuyordu, aslında memnundu da. Bunca zamandan sonra onu görmek heyecan vermişti ona, tüm damarlarına kanla birlikte hayat yürümüştü sanki. Yanakları pembeleşmişti.  Radyoyu açtı ve hayreti daha da arttı. “Amman bre deryalarrrr, kanlıca deryalarrr” diyordu şarkıda. Bu da varmış bugün yaşanacaklar arasında deyip, daha fazla gaza bastı. Hedeflediği yere varmasına az kalmıştı, içinden “nasıl olur ki bu? anlayamıyorum” diye sordu yeniden cevapsız bırakarak.

Tahmin ettiği yere geldiğinde ağzı yeniden açık kaldı. İşte burdaydı ama kimse farketmiyordu, görmüyordu, deli olacaktı. Aldı eline bir taş ve fırlattı en uzağa, taaa uzaklara.



Taş gitti, gitti, gitti ve tepesinde güneşle sarı sarı salınan başak tanelerinin arasına daldı. Ancak o zaman anladı, taş attığı yerin deniz olmadığını. Etrafta çalışan birkaç köylü garip garip baktılar, hatta bi tanesi sinirli sinirli üstüne yürümeye başlarken, o toparlandı ve arabasına binip, uzaklaştı ordan. Radyoda hala “aman bre deryalar”, neşeli notalarıyla çalmakta devam ediyordu.






{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: kullanılan gif Googledan alıntıdır.
(*) tekrar yayındır.

20 yorum:

  1. Ne kadar duru bir anlatım. Çok keyif aldım, hikayenin içinden geldim öyle yazıyorum :) Kalemine sağlık.

    YanıtlaSil
  2. Video ile öykü birlikteliği çok güzel. İzleyerek okudum,
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. İkinci paragraf ben yahu bildiğin,ne yapalım ayhan ışık clark gable'lardan öğrendik böyle caka satmayı.
    Ensesinde kolonyalı mendil gezdiriyorsa yaşlıca demek ki abimiz.
    "Aman bre deryalar" çarşamba geceleri tekrumeli'de Faruk Yılmaz'ı izle abla seveceksin.
    Ve
    Umarım asla denizin hasretini çekmeyiz. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  4. Harika bir yorum :) Çok teşekkür ederim Söz Sanatı.. Hepimizin kalemine sağlık olsun.

    YanıtlaSil
  5. Bulmak için mesai harcadığım videoların izlenip izlenmediğini hep merak etmişimdir her seferinde.. bunun için teşekkürler Makbule hanım :) Yürekten sevgiler,

    YanıtlaSil
  6. O kadar yaşlı değil başrol oyuncumuz.. derli toplu bir orta yaş adamı, hani lokantalarda yemekten sonra metal bir tabak içinde kürdan, kolonyalı mendil ve karanfil getirilir ya, işte ordan çıkarken cebine attığı mendili, ihtiyaç anında da çıkartıvermiş işte :)

    Yaşşa be Balthus.. denizsiz kalmayalım hiç amin..

    YanıtlaSil
  7. Videoyla öykü o kadar uyumlu ki :)) Sanırım bazen içimiz deniz çekiyor... Ellerinize sağlık :))

    YanıtlaSil
  8. Evet, denizli bir şehre doğunca insan, onsuz dinlendiremiyor ruhunu.. :) Çok teşekkürler Kağıt Salıncak

    YanıtlaSil
  9. Ne güzel betimlemişsiniz. Sanki o adamla beraber öykünün içindeydim..
    Çok sıcak buldum :) Sevgiler..

    YanıtlaSil
  10. Ne güzel, yazdıklarımın bir yerlere ulaşması, duyguları taşıması çok anlamlı. Teşekkür ederim benimle paylaştığınız için Senden Benden Bizden :)

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  11. Öyküyü okuduktan sonra orada bir video olduğunu fark ettim :)
    Akış olarak güzel yazılmış sadece bir tane yazım hatası buldum.
    Kale'nin değil Kalenin olması gerekiyordu ama yine de çok iyi teşekkürler kalemine sağlık

    YanıtlaSil
  12. Düzeltmeyi yaptım.. ilginize ve beğeninize teşekkürler Yüksel bey.

    YanıtlaSil
  13. Momentos yazdıysa okunur dedim. Hani kelimeler öyle ahenkliydi ki anlatımınız çok güzeldi :)

    YanıtlaSil
  14. Esra çok teşekkür ederim ziyaretin için 😊 sevgiler,

    YanıtlaSil
  15. Sizi yeni keşfediyorum ve 'çok geç kalmışsın' diyorum kendime. Dilinizi çok beğendim, kaleminize sağlık.. :)

    YanıtlaSil
  16. Eğer bu bir geç kalış ise ben de geç kalmışım sayfanızı keşfe.. bence zamanın doğru yerdeyiz, o da şu an.. :)) çok teşekkürler. Hoşgeldiniz herteldenşef

    YanıtlaSil
  17. Atöylede yazıyorum ben aslında. Yeni girdim blog dünyasına. Önce hiç niyetim yoktu fakat sonra bir arkadaşım ısrar edince ben de deneyeyim dedim. Tesadüfen sizin sayfanızı gördüm. Çok da beğendim. Ben romanı çok seven biri olduğumdan, romanı yazarken çok özgür hissettiğimden öykü ile aram yoktu. Şimdi öyküyü denemeye başladım. Sizin öyküleriniz ilham verici ve okunaklı. Takip etmeye devam edeceğim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne kadar güzel, benim de çok istediğim bir şeydi. Bence iyi yapmışsınız blog açmakla, yayınladığınız kadarıyla kaleminiz iyi. Beğeninize sevindim, teşekkür ederim.
      Yalnız blogta takipçiler-izleyiciler kısmını bir an önce açmalısınız. :) Sevgiler,

      Sil
    2. Ben teknoloji konusunda çok kötüyüm:( Bir türlü beceremedim onu:( Beğendiğiniz için çok sevindim:)))

      Sil
    3. Yardım edebilirim.. Çok kolay :) mail adresim sezerozsen@gmail.com

      Sil

{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...