11 Haziran 2017 Pazar

mim/ 1film 1kitap 1dizi



Sevgili Blogdaşım Gizem' in hazırladığı bir yazıda mimlenmiştim. Gecikmeli de olsa cevap yazabiliyorum :) 

Bu ay içerisinde seyredilen bir film, bir dizi ve okunan bir kitap ile ilgili yayın yapmamız öngörülüyordu. Ben de tam  bu esnada bloglar arası yayınları okurken bir filme rastladım. İspanyol sinemasından bir yönetmen Oriol Paulo' nun hiç bir filmini seyretmemiştim. Ancak İspanyol sinemasına bayılırım. Aşağıda afişini gördüğünüz filmdi bahsi geçen. 



Film her sahnesinde şaşırtan bir senaryoya sahipti. Konusunu yazmak istemiyorum belki izlemek isteyenler olur ancak şu kadarını net söyleyebilirim, imdb puanı 7.9 u ve daha fazlasını da hak eden bir filmdi. Bu yönetmeni tanımadığım için bir filmini daha seyretmek istedim ve araştırınca aşağıda afişteki filmi buldum. 



Yönetmenin tarzına dair, sürprizli sonu olan filmlerin senaryolarını çektiği ve bunu da çok iyi başardığı gibi bir izlenim edindim. Bu filminde imdb puanı diğerinden aşağı kalmıyor. 7.0 Konularını yazmıyorum cidden seyredilmesi gerekli filmlerden.

1 film yerine 2 film izleyerek, dizi kısmını atlamak istiyorum. Zira benim seyrettiğim iki dizi de şu an tatildeler :)

1 kitap kısmında ise Oğuz Atay' ın Korkuyu Beklerken isimli çalışması var. Genellikle Oğuz Atay' ı Tutunamayanlar kitabından biliyoruz ve kimine (bana da) ağır gelir. İşte bu yüzden bu kitabından başlamak çok akılcı. 8 öyküden oluşan kitap, derinliği olan öykülere misafirlik ediyor. Benim favorim Beyaz Mantolu Adam.

Teşekkürler sevgili Gizem bu güzel etkinlik için :)





{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-



not: fotoğraflar google' dan alıntıdır. 


5 Haziran 2017 Pazartesi

irdeleme









"Yaşamak güzel" derken bunun diğer yönünü görebiliyor muyuz? Yani yaşamamanın kötü, fena, berbat bir şey olduğunu söyleyebilir miyiz?





{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: fotoğraf google görsellerden alıntıdır.



3 Haziran 2017 Cumartesi

kapı kolu*








*************************


Gecenin içinden yürüyüp giderken, kapısını çaldığı evin camına yansıyan görüntüsü gözüne takıldı ve gülümseyerek selâm çaktı. Elindeki sigaradan çektiği dumanı halka yaparak üfledi havaya ve açılan kapıdan içeri girdi.

Arkadaşları, kendi aralarında aşık atışması yapıyorlardı. Hemen onu da dahil ettiler.


her günüm keder, acı
dinmeli artık bu sancı
çalıyorum o kadar
açtı bana kapıyı bir yabancı..

********
yabancının mumu yatsıya
sen var git banyoya
yüzünü yıka da soğuk suyla
görme bir daha garip rüya

*********
rüya dediğin nedir ki,
görmeyeyim diye seni
ayakta kapadım gözlerimi
çığlık çığlık sesin yetti

**********

çığlık attım havaya
balığı koydum tavaya
bu gece de gelmez isen
seni koyarım kapıya

**********

kapı önü çöp dolu
yoktur yarin sağı solu
girecektim içeri amma
kaldı elimde kapı kolu


Herkes gülmeye başlar. Her kim ki; bu atışmalarda başladığı kelimeyi en son dizede de kullanırsa, o galip olmuş demekti.

"Dostum, bir kapı ki kolu yoktur, orada sevgi yoktur." Elini cebine atar ve çıkardığı şeyi arkadaşının avucu içine bırakır, "al bunu, girişini bulamadığın her yerde kullan" der ve parmaklarını alnına doğru götürüp selâm çakıp gider.

Arkadaşı avucundaki şeye baktığında çok şaşırır, bu bir kapı koludur.








{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: fotoğraf google görsellerdendir.​