BİR KELİME

19 Eylül 2011 Pazartesi

çocuk olmak











Anlatıcı: Küçükken oldukça yaramaz, afacan bir çocuktum. Ablam, benim yüzümden epey azar işitmiştir. O zamanlar ayırdında olmadığım bu olayın acısını sonraları hissettim. 


Dinleyici: Neden peki?

Anlatıcı: Çünkü ben gönlümce hoplar zıplarken onun, çocukluğunu benim kadar doyasıya yaşamadığını biliyorum. 

Dinleyici:  Buna sebep olarak neyi görüyorsunuz?

Anlatıcı: Ebeveynlerin davranış yanlışlığını söyleyebilirim.  Onların da henüz birer çocuk olduğu unutulur ve "Sen ablasın/ağabeysin, kardeşine örnek olacaksın!" denilerek omuzlarına kocaman bir ağırlık bırakılır. Hiç düşünülmez, o abla ya da ağabeyin sırf bu yüzden kardeşine diş bileyebileceği, onu kardeşi değil de bir başkası gibi görebileceği ya da sırf bu yüzden kıskanç ve zalim biri olabileceği. Üstelik kardeşlerden küçüğü diğerine göre baskın karakterde ise, işler daha da zorlaşır. Çocukluğunu yaşamadan, lafını dinletme telaşına girer büyük çocuk. Küçük olan ise, bindiği çocukluk arabasında sonuna kadar gaza basmaktadır. 

Dinleyici: Evet ben de bu tür sözler işittim hep. Kardeşine mukayyet ol, yaramazlık yapmasına engel ol türünden sözler. 

Anlatıcı: Buna emindim zaten! Üstelik tam bu esnada abla/ağabey çocukluktan çıkarılıp, kendisine yapıştırılan etikete sığınır. O, artık büyüktür. Madem büyüktür, o halde küçüğünden saygı görmelidir. Bu sefer bir de bunun atışması yapılır evde. Bakkala, manava kim gidecek sıkıntısı baş gösterir. "Sen küçüksün, tabii ki sen gideceksin!" denince, evin küçüğü çileden çıkar her seferinde kendisinin gönderilmesinden. Sesler yükselir, araya anne veya orda ise baba girer. Orta yol bulunur bir sonraki olaya kadar. 

Dinleyici: Son bir sözünüz var mı peki bu konuda? 

Anlatıcı: Var tabii. Çocuk olmak zor zanaat ey ebeveyn!.. Onları zoraki büyütmeyin, tüm damağı kaplayan şarabın tadı gibi geçsin zaman. 

Belki o zaman öyle ya da böyle artık kimse kayıp çocukluğuna ağıt yakmaz!...




{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-





Not: Fotoğraf google görsellerden alıntıdır.





6 yorum:

  1. Du bi.. Ben Müjdat Gezen'in bir şiirini iliştirivereyim:)

    "Seni yitirirsem diye ödüm kopuyor
    yüreğim sızlıyor
    uykularım kaçıyor
    sıkılıyor canım
    Sakın beni terk etme
    terk etme beni çocuk yanım."

    Müjdat Gezen

    YanıtlaSil
  2. Çocukluğa atfedilmiş çok içten bir şiir :) eline sağlık HayalKahvem :)

    YanıtlaSil
  3. Ben küçük olandım. Ama ablama "sen büyüksün" dendi mi hatırlamıyorum. Yine de ablam bana hep kol kanat oldu, hala da olur.
    Kendi çocuklarımı büyütürken, ağabey olana asla bunu demedik. O anlamda olay iyi ilerledi. Ama kendini kardeşine ne kadar ağabey hissediyor, ondan da emin değilim.. Ergenlik işte :))))

    YanıtlaSil
  4. İki çocuk aynı kefede çocukluğunu yaşamalı.. birine başka bir üniforma giydirmek işin tadını kaçırıyor.. Bu meyanda sizlerin ebeveynliğinizi takdir ettim :) her daim çocuk olmak güzel şey :)

    YanıtlaSil
  5. Kardeşimle aramızda 5 dakika olmasına rağmen ben hep abla oldum. Bir de abimiz vardı, dolayısıyla hem küçük hem de büyük olmayı aynı anda yaşadım çocukluğumda. Bu satırlara ne kadar benzer şeyler yaşadık biz de. Ailelerin de acemiliğine geliyor ilk çocukta özellikle zamanla onlar da böyle yapmasaydık iyiydi ama diyor ama yapmış da oluyor sevgili momentos :)



    Giz’li Teras

    YanıtlaSil
  6. İnanır mısın Giz, ben ablamın benim yüzümden işittiği azarlara bu yaşımda aklıma geldikçe öyle üzülüyorum ki... bağıranların karşısına geçip, ellerim belimde haykırmak istiyorum :)))

    İlk çocuk zor çocuk :)

    YanıtlaSil

{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-