BİR KELİME

14 Temmuz 2011 Perşembe

celaliye 3



(Nilüfer - Ağlıyorum yine)

*********************


Akşamları en keyifli zaman dilimiydi. Büyükler balkonlarda çaylarını içerken, çocuklar ve gençler kumda halka halinde oturur, çeşitli oyunlar oynardık. Maharetleri olanlar bunları sergilerdi. Yazlık yer olur da gitar çalmayan olur mu hiç? Hep bir ağızdan o devrin şarkılarını söylerdik. Şimdilerde çekilen filmlerde bolca kullanılan şarkıları biz, o geçmiş zaman tünelinde ilk ağızdan dinleyen nesildik. 



Sesi çok güzel olan ablama, mutlaka gittiği her yerde şarkı söyletirlerdi. O yaz da öyle oldu. Akşamları ablam, o zaman yeni yeni ünlenen Nilüfer' in şarkılarını seslendirir ve herkesi hayran bırakırdı kendine. Ah ! derdim, birisi de bana hayran olsa ve şu Ali' den kurtulsam... Zira sabah olunca yine telaş ve heyecanın yanısıra, beni hep zorlayacak şeylerin başlayacağını biliyordum.

Tahmin edileceği üzre, iddia ve enerji küpü Ali, yeni bir şeyle karşıma geçmekte gecikmedi.

Kıyıdan biraz uzakta duran sandalları göstererek, "Sen bu sandalların bir yanından dalıp, öteki yanından çıkabilir misin?" Amanın !! Sandal bana gemi kadar büyük göründü. Küçücük ciğerlerimi düşündüm, bu kadar kocaman bir nefes alabilir miydim? 

Yapmakla yapmamak arasında gidip geliyordum. Ama içimdeki maceracı kız çıkıp, ne o pes mi ediyorsun? eğer bunu bu küçük çocuk yapabiliyorsa sen de yapabilirsin demektir, dedi ve aynı anda benim ağzımdan da "Çok kolay, tabii ki yaparım" cümlesi çıktı. Üstelik bu sefer önce ben dalacaktım. Derin derin nefesler almaya başladım ve bir anda suyun içinde kendimi aşağıya bıraktım. Kollarımla mümkün olduğunca suyu yararak büyük kulaçlar atıyordum ki, sandalın altından çabucak geçebileyim. Bu arada burnumdan kabarcıklar çıkıyordu arada. Orda geçen zaman o kadar uzun geldi ki, öteki tarafa geçmiş olduğuma şaşırdım. Nefesimi tam ayarlayamadığımdan biraz su yutmuştum, yüzeye çıkınca biraz öksürdüm. Ali ise; yine hayal kırıklığına uğramış halde bana bakıyordu. "Ne duruyorsun, hadi sıra sende" dedim. 




(devam edecek)




{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-



(not: fotoğraf google görsellerden alıntıdır.)



2 yorum:

  1. Yok, bu yazıdan sonra artık dayanamayacağım. Yarın Aylardan Şubat'a gideceğim. Deniz kenarındaki evlerine gittiler. Evet, evet... Ben de gideceğim. Kardeşimle denize gireceğim. İskelede geri geri gidip, sonraaa... Koşa koşa denize çivileme atlayacağım. Denizin altında dizlerimi göğsüme toplayıp oturacağım. Balıklar geçecek sağımdan solumdan. Güleceğim... Çok güleceğim... Denize gireceğim Momentos:)Kesin!

    Akşam olunca, bir ateş yakarız belki. Kardeşle Nilüfer'den şarkılar söyleriz.. Sonra.. Konuşuruz ordan burdan.. Kırık keşkeler, ortaboy pişmanlıklar, dipten giden ipince sızılar hissederiz illa ki... Havanın boşluğunda birbirine çarpıp yankılanan sevinç, yer kabuğunu boydan boya yararak ilerliyecektir. Gelip gelip... Kalbimde çınlayacaktır.. Çınnn! Çınnn! Çınnn! Ordan Mometos'un kulağına gidecektir olan bitenler.
    Momentos'un kulağı çınlayacaktır bu sefer. Çınn.. Çınnn...

    Yaa, böyleyken böyle.

    YanıtlaSil
  2. Ah ne güzel şeylerden bahsetmişsin HayalKahvem. Maziden ses veren ve bugüne sevgiyle taşınmış cümleler... Hepsinin içinde yüzdüm, kulaç attım okuduğumda. Ben, o ezgilerin notalarında, iki ses aralığında yerimi bulacağım, merak etme :)))

    İçten sevgilerimi gönderiyorum... :)

    YanıtlaSil

{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-