3 Nisan 2017 Pazartesi

tekrar (*)











Uzandığı yatakta doğruldu, oturdu kaldı bir süre. Sonra ayağa kalktı ve saate baktı. Zamansız uyumuştu, bir nevi uykuya kaçmıştı. Şimdi daha iyi hissediyordu. Bir bardağa soda doldurdu, bir iki dilim limon kesip attı içine ve yazı masasının başına geldi. Renk renk kalemlerine baktı, dizi dizi duran defterlere. Biraz sonra yine oturacak, bir şeyler yazacak, yazdığını tekrar okuyacak, beğenmediği yerlerin düzeltmesini yapacak, içine sinerse yayınlayacaktı.

Sonra; kocaman derinliği olan bir dünyaya "bungee jumping" atlayışı yapar gibi, yazısını sanal aleme bırakacaktı. Sonrasını bilmiyordu, kim kapıyı çalar gelirse okuyacaktı. Yanlış adrese gelmiş çoğunluk bir bakar giderdi herhalde ama birinin üstüne yapışması da muhtemeldi sözcüklerden bazılarının. Duyabiliyordu; "vay canına, iyi laf!", "uçmuş bu ya..", "nasıl yani?!", gibisinden cümleleri. Ama uzun zamandır şunu farketmişti ki; kendi içine yazıyordu o. Kendi kalbine, kendi gözlerine, kendi kulağına, midesine, ciğerine...

Her birine mesajı vardı ulaşması gereken. Canı mı sıkıldı bir olaya? Yaz, gönder ruhuna, müzikli bir pul da yapıştırmayı ihmal etme diyordu. Acıyan kalbine, yorulan ayaklarına, şişen göbeğine, kanayan dişetlerine, nasırlı ellerine, minicik kristalize bir taş barındıran böbreğine, herşeye yazarak rahatlatıyordu vücudunu. Hatırladığı en son bir sevgilisinin onu aldatmasından sonra haykırışlarını barındıran bir şeyler karalamıştı. Ama yazdıktan sonra okuduğunda birden, o olayın üstünden sanki yıllar geçmiş gibi duygusunu körelmiş hissetti. O gün bugündür sadece kendi içine yazıyordu işte bu yüzden.

Masasındaki lambayı açtı, eline mor renkli bir kalem aldı ve bir süre sayfanın üstünde başlayacağı cümleyi resmetmeye çalışır gibi havada çizgiler savurdu, sonra yazmaya başladı.





"Uzandığı yatakta doğruldu, oturdu kaldı bir süre...."







{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-



not: kullanılan gif Google' dan alıntıdır.
      * tekrar yayındır.

14 yorum:

  1. blogunuzu izlemeye aldım sizide bloguma beklerim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiniz :) izlemeye aldım sizi

      Sil
  2. "Kendi içine yazmak..." İnsanı düşündüren bir deyiş.
    "Kocaman derinliği olan bir dünyaya bungee jumping atlayışı yapar gibi..." Ne güzel bir anlatım dili... İnsanı insana anlatan...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne güzel motive ediyorsunuz Makbule hanım.. Teşekkürler.. Yazı yazmayı seviyorum, sanırım o da beni seviyor :) karşılıklı etkileşimimiz hiç tükenmez umarım. :) Yorumunuzla değer kattınız, elinize sağlık.

      Sil
  3. Bungee jumping ne ipsiz atlıyorum ben :)
    Ki mecazen değil fiziksel olarakta deneyimlemiş biriyim bunu. (Allah bir daha yaşatmasın ) Tüm bloggerlara ayna tutmuş yazın. "Bu kadın uçmuş adamım :))"

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eh bunu anlatman şart Balthus..Bodoslama nereye atladığının hikayesi ilk sırada bekliyor anlatılmayı. :)
      Teşekkürler bu arada.. ellerin dert görmesin.. bak yyorum yazacaksın diye uyumadım :))

      Sil
  4. Yahu bilsem daha önce yazardım :)
    Abla iş kazası geçirdim ya ben yahu unuttun mu 6 metreden çakıldım hani.
    Bi kere de aşka düşmüştüm hangisi daha çok acıttı emin değilim doğrusu. Hadi yat artık sen ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben o olayı bilmiyordum, çok şaşırdım.. mutlaka bunu anlat. Tekrar geçmiş olsun ciddi bir olaymış.

      Sil
  5. Kimi içe yazar kimi düşe. Her nereye yazarsa yazsın, yazmak insanın kendini yaşadığı hayata kaydetmesidir.

    "bungee jumping" atlayışı yapar gibi" bu çok yaratıcı, çok özgün bir ifade. Sevdim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet kayıt tutuyoruz ve herkes "bir şekilde" kendini mutlu ediyor. Yol gösterici yorumlarınız benim için değerli, beğenileriniz de öyle. Teşekkür ederim.

      Sil
  6. Biraz sonra sonra tekrar yazacak, yazdığını okuyacak, beğenmediği yerleri düzeltecek ve içine sinerse yayımlayacaktı... Sanırım herkes bunları yaşıyor. Bazen bir sayfa yazdığım halde sildiğim oluyor. Defalarca aynı yeri baştan yazmak gerekiyor.
    Ben de okurken "bungee jumping" ile ne kadar güzel bir benzetme yapmış diye düşünmüştüm:) Herkes aynı şeyi düşünmüş:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Yasemin, allahtan bilgisayar, laptop, tablet kullanıyoruz da, kağıtlar buruşturulup atılmaktan kurtuldu :) Yazmak böyle birşey.. yazanın kendisi beğeninceye kadar süreç devam ediyor. Çok teşekkür ederim yorumuna, ziyaretine. Sevgiler,

      Sil
  7. bir roman girişi gibi bu ne güzeel :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimbilir devam da edebilir belki deeptone 😊 teşekkürler

      Sil

{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...