10 Nisan 2017 Pazartesi

gece ve yemek





instagram.com/chaillazkitchen


Markette rafta çok sevdiği şarabı gördü. Şarap bir kültürdü onun için ama ne zamandır şaraptan anlamayan biriyle beraberdi. Sevdiği içki olsa da onun için bir kaldırışta bitmeliydi hepsi. Al sana ayrıldıkları bir alan daha. Oysa demlenmek diyordu, keyif diyordu ama nafile. 

Gecenin sonunda tüm içindekileri çıkartmak da vardı onun cephesinde. Bu kadar hızlı giren, hızlıca da çıkardı elbet.

Tüm bunlara rağmen eli şişeye gitti. Bunca sıkıntılı döneme bir es vermek ve sevdiği şeyleri yiyip içmek istediği bir akşam yaratmayı düşündü kendisine. Çemensiz pastırma, eski trakya kaşarı, biberli zeytin, avokado ve bir iki şey daha aldı, çıktı marketten. Her akşam rutin yemek faslına bir değişiklik getirmek istediğinden, üstelik havalar da ısınmış, balkonda masayı kurup, nefes alarak bir kaç atıştırmalık hazırlama fikri son derece cazip geldi.

Avokadoyu soyup iyice ezdi, bir kaç sarımsak dövdü, sıktığı yarım limonla içine kattı. Biraz tuz ve zeytinyağı da ekleyince işlem tamamlandı. Eski kaşarı ince üçgen dilimleri halinde kesti, yanına portakal dilimleri ekleyip tahta tablanın üstüne servis etti. Biberli zeytinleri, zeytinyağında beklemiş kuru domatesleri ve pastırmayı da tabaklara koyup balkondaki masaya yerleştirdi. Ekmek kızartmayı unutmadı,bu mezelerin yanında en iyi gidecek şeydi bu.

Soğutulmuş rosato buzdolabından çıktı ve plof sesiyle mantarı çıkarılıp bardaklara servis edildi. Peçeteler, tabak, çatallar her şey tamamdı. 

Önce rutin günün içinden konuşmalar yapıldı. Ordan, şu anki hayatlarına, sonraki hayatlarına, neler yapmak istediklerine kadar geniş bir yelpazede konuştular. Bir süredir hiç konuşmadıkları kadar konuştular. Birbirlerinin hayatına tahakküm etmedikleri gibi, kimsenin olmadığı kadar arkadaştılar üstelik, dosttular herşeyden önce. Düşmanlık yapmayacak kadar zor zamanlar geçirmişlerdi birlikte. İkisi de kıymet biliyordu. 

Şişe bitti, kadın alışkın olmadığı için ilk kadehte beyni dans etmeye başlamıştı. Adam ise bulundukları ortam gereği yakınında uzun süredir ne sanattan, ne felsefeden konuşacak kimse olmadığından, kadına içindeki tüm bilgileri, başlığı bozulmuş sürekli akan musluk misali anlatıyordu. 

"Birer bira alalım mı?" diye sordu adam.
Kadın aslında tamamdı. Ama adam bunun farkında değildi. Şimdiye kadar hep böyle olmuştu. Senkronları tutmuyordu bir türlü. Biri tamam dese, öteki eksik kalıyordu. Biri birşey istediğinde, öteki şu anda şunu yapıyorum sonra diyordu. Sonra onun işi bitiyor, ötekine gidiyor ama ordan aldığı cevapla ters yüz oluyordu. Zamanı birbirlerine uyduramadılar bir türlü, sonra da kırılmalar başladı. 

"Tamam" dedi kadın. Kalktılar arabaya atladılar, en yakın markete gidip bira aldılar. Kadın dışarı çıktıklarında gökte ayı gördü. Manzaraya karşı içelim dedi adam. Ses çıkarmadı kadın, kadim zamanlar hatrına.




Bir de müzik koydu cd çalara. Led Zeppelin, Deep Purple vs. "Child in time" parçasında gözleri doldu kadının. İsa' nın son akşam yemeğinden esinlenmiş, bir veda yemeği gibiydi sanki. Herşeyden önce iki insan, iki arkadaş, iki dost duygusuyla zenginleşmiş, acıyla beslenmiş ama kızgınlığa dönüşmemesi için uğraş verilmiş bir durum yaşıyorlardı.

Şarkı ve bira bitti, tekrar eve gelindi. Sofra toplandı, bulaşıklar kaldırıldı ve yeni bir güne hazırlanmak üzere bedenler yatağa bırakıldı.








{ಠ,ಠ}
|)__) 
-”-”-




not: ilk foto chaillaz' a aittir.
       ikinci foto ​M©MENT©S​ arşivindendir.​
    


20 yorum:

  1. Okurun çıkardığı sonuç: Kafalar uyuyorsa kalp hala heyecanlı ise avokadoya ihtiyaç yok peynir ekmek domates bir de demli çay olur. Muhabbetin yanına azıcık azık yeter..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okura yaptığı yorumdan dolayı alkış :) Tek bir domates bile yeter, bir kalbe iki kişi sığarsa..

      Teşekkür ederim :)

      Sil
  2. İlk defa giriyorum sitenize kaleminiz ve düşünceleriniz güzel derin anlamlarınız var harika

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim yorumunuza. Ziyaretinizle ben de sizi tanımış oldum.. Hoşgeldiniz, değer kattınız :)

      Sil
  3. siteniz çok güzel başarılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.. Ziyaretinize sevindim.

      Sil
  4. Yanıtlar
    1. Evet maalesef, sevgi de kapatamıyor bazı şeyleri..

      Sil
  5. Artık öylesine yaşanan bir ilişkiyi gayet güzel anlatmışsınız. Bir rutinin içinde sürüklenip gidiyorlar.. Aslında çok yaşanan bir olaya değinmişsiniz. İnsan içten mutlu olmayınca, dışarıdan ek takviye istiyor. Ama işte işe yaramıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanlar, yeniliğe açık olmalı, gelişmeye çalışmalı. Yoksa bir evin, işyerinin, okulun kapısı gibi olur insan. Gelen gidenin haddi hesabı olmaz ama o daima yerinde durur. Çok güzel anlatmışsın sen de yorumunda. Teşekkürler :)

      Sil
    2. A bu yorumu da çok beğendim. Geçenlerde aynı şeyi düşünüyordum. Bazı insanlar bir eşyadan farksız bence. Onlarla konuşurken kendimi bir eşyayla konuşuyor gibi hissediyorum. Aslında dünya kocaman ama o nokta kadar bir yerde yaşıyor, farkında değil. Momentos bu arada en son bir öyküyle, şiir paylaştım. Senin yorumlarını merak ediyorum. Vaktin olursa bakarsan sevinirim:)

      Sil
    3. "nokta kadar bir yerde yaşamak" ne güzel söyledin.. :)
      Birazdan bakıyorum yazdıklarına.. Sevgiler :)

      Sil
  6. Basligi görunce gece ve yemek esittir kiloooo geldi aklima :) Ahh ahhh nerden nereye dimi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan hangi gerçeğin içindeyse ona yöneliyor ama haklısın :) Gece yenen şeyler direk yağ olarak depolanıyor, dikkat etmek lazım. :)

      Sil
  7. İki insanın beraber yaşama alışkanlığının olması veya dost olması için sevgi, güven, frekans uyumu vs.her ne ise o; eğer mevcutsa entellektüel farklılıkların olması o ilişkiye sadece renk katar, espri (goy goy) konusu olur bence......

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle doğru. Bunların sağlandığı her ortam daha yaratıcı, yapıcı olur. Teşekkür ederim yorumunuza. Sevgiler :)

      Sil
  8. İki insan, iki ayrı dünya, iki ufuk, iki bakış açısı ve bir beraberlik.. Zor.. Çok zor...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zor cidden.. büyük aşk ve özveriyle yürür. Yok başka yolu.. Teşekkürler ziyaretinize

      Sil
  9. Dün gece okumama rağmen yorum bırakmamışım sebebi deep purple olsa gerek abla zira yazının önüne geçti:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama ne şarkı değil mi.. varsın geçsin sorun yok 😉😊

      Sil

{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...