5 Nisan 2012 Perşembe

yaşam çizgisi








Acıyla yüzünü buruşturdu, gayri ihtiyari eli koluna gitti. Yokladığında bir ıslaklık hissetti. Eli tamamen kanlanmıştı. Yan koltukta oturan sevgilisine baktı, baygındı. Seslenmeye çalıştı, sesi çıkmadı. Bakışları donuklaştı, göz kapakları yavaş yavaş kapandı.

****************

Bu şehre üç yıl önce bir kadın için gelmişti. Öyle aşıktı ki, hayatının düzenini bir çırpıda değiştiriverdi hiç düşünmeden. Daha önce de aşık olmuş, sevmişti ama hiç birinde şimdi yaşadığı duyguları hissetmemişti ya da öyle sanıyordu. Dostları ona yaptığının yanlış olduğunu, iyice düşünmesi gerektiğini söylediklerinde asabileşmişti. Huysuz ve istediğini elde etme hissiyatındaki çocuklar gibi, kimseyi dinlemedi ve bir çantaya eşyalarını koyup, kalbini takip edip, soluğu bu şehirde aldı.


Aşk; üflediği tatlı esintiyle her yerini sarmıştı artık. Yaşamadan bırakmayacaktı. Aşık olduğu kadınla beraber bir ev tuttular. İlk zamanlar her şeyi birlikte yapıyor, sokaklarda elleri ve bedenleri yapışık halde dolaşıyor, en çok da sevginin yatay halinde duruyorlardı. Yaşamlarını sürdürebilmek için ilk zamanlar sadece buna gereksinim duyuyorlardı. Kadın bir reklam ajansında metin yazarlığı yapıyor, iyi de kazanıyordu. Adam geldiği şehirde fotoğraf sanatıyla uğraşıyordu. Küçük bir çevre olduğundan tanınıyor ve yaptığı iş ona iyi bir gelir getiriyordu. Şimdi geldiği bu şehirde, kendine yeni bir çevre edinmek zorunda olduğunu biliyordu ama kadının çevresi sayesinde iyi bir stüdyoda kadroya girmişti bile. 


Hayat sanki yeni başlıyordu. İkisi de birlikte yeni doğmuş bir bebeğin yaşamına adım atmışlardı. Herşeyi birlikte öğreniyor, şehrin sokaklarını yeniden keşfediyor, gün doğumu, gün batımını seyrederken bu mutluluğa dua ediyor, günü adeta yudumlayarak yaşıyorlardı. Herşey şüphelendirecek kadar kusursuz gidiyordu. Bu kadar mutluluğun nazara geleceği inancıyla yetişmiş bir nesilden geliyordu ikisi de. Ve akla gelen düşünce, çağırıldığı yerden gelip onları buldu. 


Dört günlük tatil için bir araba kiralayıp sakin bir yere doğru yol aldılar. Bir kavşakta kuralları hiçe sayan bir tır gelip onlara çarptı. Çarpma anını öyle net hatırlıyordu ki, kolunu kadının önüne doğru siper etmişti, cama çarpmasını önleyebilecekmiş gibi. 


O kavşak bu ilişkinin sonu oldu. Aşk' ın ömrü üç yıldır diyen yazar belki böyle bir bitişi öngörmüyordu ancak hayat kendi çizgisinin dışına çıkmak isteyenlere mutlaka bir kaç şans daha veriyordu. Kimbilir, bir dahaki sefere başka kimliklerle yaşamda yeniden yerlerini alacaklardı.
















not: fotoğraf google görsellerden alıntıdır.







4 yorum:

  1. Selam Momentos, Engin Gül'ün şu şiirini çok severim. Biliyorum sen de seveceksin.

    FALCI

    Birgün dedi ki bir falcı:
    "Avucunda yaşam çizgisi yok!.."
    "Yaşamdan daha fazla acı vermez gerçek.."
    Dedim ona;
    Avucuma açtığım kesiği,
    Bağlarken mendilimle..

    Engin Gül

    YanıtlaSil
  2. Hoşgeldin HayalKahvem :))
    Ahh evet.. bu şiiri ya senden ya da Tomrukcan' dan duymuştum daha önce.. harika bir hatırlatma..
    Teşekkürler..

    YanıtlaSil
  3. ama neden öldürdün ki şimdi bu aşıkları :((
    mutlu son olsa olmaz mıydı???

    YanıtlaSil
  4. Ebrucuğum, aslında biri öldü diğeri yaşıyor ama o kısmı çok net yazmadım.. farkındayım. :)

    Fakat bu yaşamın hakikati biliyorsun, hepimiz bir gün öleceğiz ve ölüm gerçeği ha 80 yaşında, ha 30-40, ha 18 inde gelmiş, değişen bir şey yok. Ve ben diyorum ki altını çizerek; bu insanlar (ikisi de öldüyse eğer -ki öyle gözüküyor) mutlu öldüler zaten. Onların mutsuzluğuna biz yargılıyız.. öyle değil mi? Aşk içindeydiler, birbirlerini yaşam çizgilerine aldılar ve zorlukları da olsa -keza birinin şehir ve iş değiştirmesi, ötekinin yalnız yaşarken birinin daha yükünü sırtlanması vs.- herşeye göğüs gerdiler karar verip ve mutluluk onların başlarının üstünde bulut gibi dolaşıyordu.

    Bence yazar haksızlık etti, "o kavşak bu ilişkinin sonu oldu" gibi klişe bir cümle ederek :)

    Son söz; bence onlar çok mutluydu, ölürken bile yanyana olmak, kaç kişiye nasip..

    (Laf aramızda Ebru, farkında mısın, ben bu öykü ile ilgili içimde neler besliyor muşum da haberim yokmuş, sen bir yorum yazdın ve donk diye düştü yorum sayfasına birer birer cümleler.. Sağol varol diyorum sana :))) Kucaklıyorum koocaaaammmmaan)

    YanıtlaSil

{ಠ,ಠ}
|)__)
-”-”-

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...